Japonya’da havacılık alanında dikkat çeken Skyart JAPAN’ın kurucusu ve CEO’su Abdullah Arpa, Türkiye’den Tokyo’ya uzanan sıra dışı yaşam yolculuğuyla girişimcilik, azim ve hayal gücünün güçlü bir örneği olarak öne çıkıyor. Van kökenli bir ailenin çocuğu olarak hayata başlayan Arpa, genç yaşta Japonya’ya giderek zorlu bir mücadelenin ardından havacılık sektöründe kendi yolunu açtı.
Bugün Skyart JAPAN, uçuş simülatörüyle eğitim, havacılık deneyimi, kabin maketi, aviasyon ürünleri ve uçak parçaları alanında faaliyet gösteren özel bir marka olarak Tokyo’da hizmet veriyor. Abdullah Arpa ise bu yolculuğu başarıdan çok sabır, emek ve inançla açıklıyor.
Son Havadis olarak Abdullah Arpa ile Japonya’daki yaşamını, havacılık tutkusunu, Skyart JAPAN’ın kuruluş hikâyesini ve Türk girişimcilerin dünyadaki yerini konuştuk.
“Hayalim hep gökyüzüydü”
Abdullah Bey, Türkiye’den Japonya’ya uzanan hayat hikâyeniz birçok kişiye ilham veriyor. Bu yolculuk nasıl başladı?
Benim hikâyem aslında çok erken yaşlarda başlayan bir hayalin peşinden gitme hikâyesi. Çocukluğumda imkânlarım sınırlıydı ama hayallerim çok büyüktü. Gökyüzüne, uçaklara, pilotluğa karşı içimde hep güçlü bir ilgi vardı. Hayat beni farklı işlerden, farklı ülkelerden, farklı zorluklardan geçirdi. Fakat hangi şartta olursam olayım, içimdeki uçma isteğini hep canlı tuttum. Japonya’ya gitmem de bu büyük hayalin en önemli dönüm noktalarından biri oldu.
Japonya’ya ilk gittiğiniz dönem sizin için nasıl geçti?
Japonya, disiplinin, zamanın, emeğin ve sorumluluğun çok ciddi değer taşıdığı bir ülke. İlk zamanlar elbette kolay geçmedi. Dil, kültür, yaşam biçimi, çalışma sistemi tamamen farklıydı. Fakat ben bu farklılığı bir engel gibi görmedim. Her gün öğrenmeye, çalışmaya, kendimi geliştirmeye odaklandım. Japonya bana sabrı, düzeni ve iş ahlakını çok güçlü biçimde öğretti.
“Pilotluk benim için meslekten önce büyük bir tutkudur”
Pilotluğa giden yolunuz nasıl şekillendi?
Pilotluk benim için meslekten önce büyük bir tutkudur. Bu alanda ilerlemek için ciddi eğitimler aldım, lisanslar ve sertifikalar kazandım. Amerika Birleşik Devletleri’nde pilotluk eğitimleri, ticari pilot lisansı, çok motorlu uçak eğitimi, enstrüman uçuş yetkinliği gibi süreçlerden geçtim. Daha sonra Boeing 737 ve 747 gibi büyük uçaklarla ilgili eğitim ve eğitmenlik alanında da kendimi geliştirdim. Havacılıkta disiplin, dikkat ve sürekli öğrenme şarttır. Ben de bütün kariyerimi bu anlayış üzerine kurdum.
Sizi Skyart JAPAN’ı kurmaya götüren temel düşünce neydi?
Dünyada birçok insan uçağa biniyor ama kokpitin içinde neler yaşandığını, pilotların nasıl bir dikkat ve bilgiyle çalıştığını görme imkânı bulamıyor. Ben de uçuş simülatörü sayesinde insanlara bu deneyimi yaşatmak istedim. Çocuklar, gençler, havacılık meraklıları ve pilot olmak isteyenler için gökyüzüne açılan ilk kapı olabilecek bir merkez kurma hayalim vardı. Skyart JAPAN bu düşünceden doğdu.
“Skyart JAPAN, havacılığa ilk adım atanlar için bir kapıdır”
Skyart JAPAN bugün hangi alanlarda faaliyet gösteriyor?
Skyart JAPAN, uçuş simülatörüyle eğitim ve deneyim hizmetleri sunuyor. Bunun yanında kabin maketi, havacılık ürünleri, uçak parçaları, pilotlara ve havacılık meraklılarına yönelik özel ürünler konusunda da çalışmalarımız var. İnsanlar burada hem gerçekçi bir kokpit deneyimi yaşayabiliyor hem de havacılık kültürüne daha yakından dokunabiliyor.
Şirketinizin en önemli farkı nedir?
Biz bu işi yalnızca teknik bir hizmet olarak görmüyoruz. Skyart JAPAN’da insanlar bir simülatöre oturup uçuş deneyimi yaşarken aslında büyük bir hayalin içine giriyor. Çocuklar için bu deneyim gelecekte pilot olma arzusuna dönüşebiliyor. Yetişkinler için ise havacılığın arkasındaki emeği ve bilgiyi görme fırsatı doğuyor. Bizim farkımız, havacılığı insanlara daha yakın, daha anlaşılır ve daha ilham verici hale getirmemizdir.
“Japonya’da ayakta kalmak için güven kazanmak gerekir”
Bir Türk girişimci olarak Japonya’da iş kurmak size neler öğretti?
Japonya’da iş yapmak insana çok şey öğretir. Burada güven, kalite, zamanında teslim, disiplin ve ciddiyet çok önemlidir. Bir marka kurmak için önce güven kazanmanız gerekir. Bu güven de sözle değil, yıllar boyunca ortaya koyduğunuz işle oluşur. Ben her zaman işimi doğru yapmaya, insanlara saygıyla yaklaşmaya ve bulunduğum ülkenin değerlerini anlamaya önem verdim.
Türk girişimcilerin Japonya gibi güçlü bir pazarda başarılı olabilmesi için hangi özelliklere sahip olması gerekir?
Öncelikle sabır gerekir. Japonya’da hızlı sonuç beklemek doğru bir yaklaşım olmaz. İkincisi, kaliteye ve güvene önem vermek gerekir. Üçüncüsü, kültürü anlamak gerekir. Türk insanı çalışkan, pratik düşünen ve zorluklar karşısında dayanıklı bir yapıya sahip. Bu özellikler doğru planlama ve disiplinle birleşince Japonya’da da başarı kapıları açılır.
“Türkiye ile Japonya arasında daha güçlü bağlar kurulabilir”
Türkiye ve Japonya arasında havacılık, teknoloji ve eğitim alanında nasıl fırsatlar görüyorsunuz?
Türkiye ile Japonya arasında çok güçlü bir potansiyel var. İki ülke de çalışkan insan gücüne, köklü kültüre ve gelişime açık bir vizyona sahip. Havacılık, teknoloji, eğitim, simülasyon sistemleri ve gençlerin mesleki yönlendirilmesi alanında ortak projeler yapılabilir. Ben iki ülke arasında bu tür köprülerin artmasını çok değerli buluyorum.
Türk gençlerine özellikle hangi mesajı vermek istersiniz?
Gençlere en büyük tavsiyem şudur: Hayallerinizi küçültmeyin. Nereden başladığınız kadar nereye yürümek istediğiniz de önemlidir. Bazen imkânlar sınırlı olabilir, çevrenizde sizi anlayan insan sayısı az olabilir, yol çok uzun görünebilir. Fakat emek, sabır ve inanç bir araya geldiğinde hayatın kapıları açılır. Ben kendi hayatımda bunun karşılığını gördüm.
“Başarı, insanın vazgeçmeden yürüdüğü yolda şekillenir”
Bugün geriye baktığınızda sizi en çok gururlandıran şey nedir?
Beni en çok gururlandıran şey, başladığım noktayı unutmadan bugünlere gelebilmiş olmamdır. İnsan nereden geldiğini hatırlarsa, nereye gittiğini de daha doğru görür. Skyart JAPAN benim için bir şirketten daha fazlasıdır. Bu marka, yıllarca taşıdığım bir hayalin, emeğin ve inancın sonucudur.
Hayat hikâyenizi bir cümleyle anlatmanız gerekse ne söylersiniz?
Benim hayatım, insanın inandığı yoldan vazgeçmediğinde uzak görünen hayallerin bile bir gün gerçeğe dönüşebileceğini anlatan bir yolculuktur.
Son Havadis notu
Abdullah Arpa’nın hikâyesi, Türkiye’den Japonya’ya uzanan bir girişimcilik serüveni olmanın yanında, göçün, emeğin, kültürler arası uyumun ve havacılık tutkusunun da dikkat çekici bir örneği olarak öne çıkıyor. Skyart JAPAN’ın Tokyo’da oluşturduğu deneyim alanı, gençlere gökyüzünü daha yakından tanıma fırsatı sunarken, Arpa’nın yaşam yolu da birçok kişiye cesaret veren güçlü bir mesaj taşıyor: Büyük hayaller, sabırla ve emekle yüründüğünde sınırları aşabilir.
Yorumlar
Kalan Karakter: