ABD ve İran arasındaki gerilimi küresel bir çatışmanın eşiğinden döndüren tarihi anlaşma bugün imzalanıyor. Washington ve Tahran, üzerinde mutabakata varılan metni kendi iç kamuoylarına birer "zafer" olarak sunarken, İsrail Başbakanı Netanyahu'nun süreçteki diplomatik yenilgiyi kabullendiği bildiriliyor.
Trump'ın Zafer Anlatısı: "Nükleer Silaha Karşı Duvar"
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, Obama dönemindeki 2015 Nükleer Anlaşması'nı (JCPOA) sert bir dille eleştirerek, kendi imzaladığı anlaşmayı "nükleer silaha karşı bir duvar" olarak nitelendirdi. Trump'ın stratejisi üç ana sütuna dayanıyor:
- Hürmüz Boğazı'nın Açılması: Anlaşmanın en somut kazanımı, küresel enerji güvenliği için hayati önem taşıyan Hürmüz Boğazı'ndaki trafiğin yeniden başlaması.
- Nükleer Denetim: İran'ın nükleer silah geliştirme veya satın alma ihtimalinin tamamen ortadan kaldırılması.
- Uranyum İmhası: Zenginleştirilmiş uranyum stoklarının ABD veya İran topraklarında imha edilmesi taahhüdü.
İran: "İhtiyatlı İyimserlik"
Tahran cephesinde ise Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, diplomatik bir dille "bekleyip göreceğiz" mesajı verdi. İran, anlaşmanın imzalanma sürecine ilişkin ihtiyatlı duruşunu korurken, iç kamuoyunda savaştan galip çıktığına dair bir söylemi pekiştiriyor.
Sanal İmza Töreni ve Arabulucular
Cenevre'de yapılması planlanan ancak lojistik nedenlerle çevrim içi ortama taşınan imza töreni, yaklaşık üç aylık yoğun bir diplomasi trafiğinin meyvesi. Pakistan, Katar, Mısır ve Türkiye'nin arabuluculuk yaptığı süreçte, 60 günlük bir ateşkes ve yeni nükleer müzakerelerin kapısı aralanıyor.
Netanyahu İçin "Acı Reçete"
İran'a yönelik "özgürlük ve mutlak teslimiyet" beklentisiyle hareket eden İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu için süreç hüsranla sonuçlandı. Başkan Trump'ın bizzat telefonla arayarak "Bu savaşı bitirme zamanı geldi" dediği Netanyahu'nun, anlaşmayı engelleme gücü olmadığını kabullendiği aktarılıyor. İsrail ordusunun, anlaşmayı tehlikeye atmamak adına Lübnan'daki bazı saldırılarını askıya alma talimatı aldığı da gelen bilgiler arasında.
"Uzmanlar, metnin büyük ölçüde Tahran’ın talepleriyle örtüştüğünü ve ABD'nin en büyük kazanımının Hürmüz Boğazı'nı yeniden işlevsel hale getirmek olduğunu vurguluyor."
Tarihi imza süreci, Orta Doğu jeopolitiğinde yeni bir dönemin habercisi olarak kabul ediliyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: