“Uluğbeyler: Erol Güngör” belgeseli, Kültür Ocağı Vakfı yapımcılığında ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın destekleriyle gerçekleşti. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Sinema ve Televizyon bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mesut Aytekin yönetmenliğinde çekilen filmin galası, 11 Nisan 2026 Cumartesi günü İstanbul Üniversitesi (İÜ) Fen Fakültesi Ord. Prof. Dr. Cemil Bilsel Konferans Salonu’nda gerçekleşti. Belgesel Türk kültürü, ilim ve sanat hayatına katkı sunmuş önemli isimleri anmayı amaçlayan bir serinin devamıdır. Serinin ilk çalışması olan Süheyl Ünver belgeselinin ardından çekilen yapım, yoğun ilgiyle izleyiciyle buluştu.
92 dakikalık belgeselin görüntü yönetmenliğini İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Onur Akyol, yönetmen yardımcılığını aynı bölüm Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ümit Sarı yaparken, yapım koordinatörlüğünü Kültür Ocağı Vakfı Müdürü İbrahim Biz üstlendi. Belgeselin proje danışmanlığını ise merhum Prof. Dr. Erol Güngör’ün eşi Prof. Dr. Şeyma Güngör’ün yaptığı belgesel, üç yıllık titiz bir çalışmanın ürünüdür. Proje, yalnızca akademik bir anlatı sunmakla kalmayıp, aynı zamanda genç sinemacılar ve öğrenciler için önemli bir uygulama sahası oluşturdu.
Belgesel, “altın beyinli adam” olarak anılan sosyolog Erol Güngör’ün Kırşehir’den İstanbul’a uzanan hayat yolculuğunu ve fikir dünyasını ele almaktadır. Yaklaşık 25 kişiyle yapılan röportajlar aracılığıyla hazırlanan çalışma; Marmara Kıraathanesi’nden Küllük sohbetlerine, Mümtaz Turhan’dan Mehmet Genç’e uzanan geniş bir entelektüel çevreyi ve Selçuk Üniversitesi’nin kuruluş hikâyesini de içeren zengin anlatılar sunmaktadır.

Büyük bir Ekip Çalışması
İstanbul Üniversitesi’nde gerçekleştirilen gala programı, medya dünyasından pek çok ismi bir araya getirdi. Erol Güngör’ün öğrencileri, dostları ve ailesi için de anlamlı bir buluşma oldu.
İstanbul Üniversitesi öğrencileriyle gerçekleştirilen film çalışması üç yıl sürmüş; ekibin farklı fakültelerden öğrencilerden oluşması, projeye çok yönlü bir bakış kazandırarak önemli bir kültürel zenginlik sağlamıştır. Projenin her aşamasında görev alan öğrencilerin başarısı ve özverili çalışmaları, ortaya çıkan eserde haklı bir gurur olarak kendini göstermektedir.
Programın açılış konuşmaları, Av. Dr. Ali Ürey ve Prof. Dr. Şeyma Güngör ile başladı. Akademisyenler ile öğrencileri bir araya getiren bu çalışma, aynı zamanda bir “dostluk” projesi niteliği de taşımaktadır.
Açılış konuşmasının ardından sahneye davet edilen yönetmen Mesut Aytekin, konuşması öncesinde izleyicilerle paylaştığı bir video üzerine yaptığı değerlendirmede şu sözleri dile getirdi:
‘‘Selçuk Üniversitesi Kütüphanecisi Hasan Yöğrük amcamız ,Erol hocanın da mesai ve mesai sonrası arkadaşı. 44 yıl bir belgeyi vermek için beklemiş. Hani diyor ya hocamız, ‘‘Türk beklenendir’’ diye. Bir taraftan beklenen olmak çok güzel bir şey gurur duyduk ama çok daha yolumuzun var olduğunu devamlı gitmemiz gerektiği, beklenenlerden emanetleri geri size sunmamız gerektiği bilincine vardık.’’

Konuşmasına devam eden Aytekin, merhum Tayfun Amman’ın bir anma programında dile getirdiği şu sözleri de hatırlattı:
“Olmuş olan, olabilecek olanın müjdesidir. Bu memleket bir Erol Güngör yetiştirdiyse, binlercesini de yetiştirebilir. Yeter ki biz buna iman edelim ve imanımızdan şüphe etmeyelim.”
Belgesel, geleneksel anlatı ile modern teknolojiyi birleştirerek; yapay zekâ kullanımına yaptığı göndermelerle geçmiş ile geleceği buluşturan bir hafıza çalışması niteliği taşımaktadır. Röportajların farklı illerde gerçekleştirilmesi ise anlatıyı zenginleştirerek izleyiciye tarihsel bağlamda güçlü anekdotlar sunmaktadır.
Bununla birlikte ;kurmaca sahnelerle röportajların iç içe geçeceği, alt metni güçlü bir anlatımla Erol Güngör’ü anlatmaya çalıştıklarını ifade eden Yönetmen Doç. Dr. Aytekin, belgesellerinde kuru anlatım kalıplarının dışına çıkarak daha izlenebilir bir yapı oluşturmayı amaçladıklarını söyledi.
Bu bağlamda, belgesel içerisinde kısa ve farklı hikâyelere yer verdiklerini belirten Yönetmen Doç. Dr. Aytekin, genç oyuncuların ve öğrencilerinin performanslarının sürece önemli katkı sunduğunu, çekimlerin de başarıyla tamamlandığını vurguladı. Kurgu sürecinde titiz bir çalışma yürüttüklerini belirten yönetmen, yapay zekâ teknolojilerinden yararlanarak belgeseli görsel açıdan da zenginleştirmeyi planladıklarını ekledi.
Uzun süredir fedakârca ve karşılık beklemeden çalışan ekibine teşekkür eden Yönetmen Doç. Dr. Aytekin, belgesel çekmenin oldukça zor olduğu ülkemizde projeye başından beri koşulsuz destek veren KOCAV’a, Kültür Bakanlığı’na ve İÜ İletişim Fakültesi’ne teşekkür etti. Konuşmasının ardından ekibini tek tek tebrik eden Mesut Aytekin, Av. Dr. Ali Ürey’den teşekkürlerini ve plaketini aldı.
ELİF TÜRE ATAM
Yorumlar
Kalan Karakter: