ABD'deki Mass General Brigham ile İsveç'teki Karolinska Enstitüsü'nden araştırmacılar, 2 bin 500'den fazla astım hastasının kan örneklerini inceledi. Metabolomik analiz adı verilen teknikle kandaki küçük moleküller değerlendirilerek astım krizleriyle ilişkili biyolojik örüntüler belirlendi.
Astım ataklarını önceden tahmin etmek nasıl mümkün olacak?
Araştırma ekibi, sfingolipid adı verilen yağ türleriyle vücutta doğal olarak üretilen steroid hormonlar arasındaki oranların güçlü bir risk göstergesi olduğunu keşfetti. Bu oranın ölçülmesiyle, bir kişinin önümüzdeki beş yıl içinde astım krizi geçirme ihtimali tahmin edilebiliyor.
Bilim insanları, geliştirilen yöntemin bazı hasta gruplarında ilk astım atağını bir yıl öncesinden öngörebildiğini açıkladı. Bu durum özellikle yüksek risk altındaki hastalar için erken önlem alınmasının önünü açıyor.
Astım tahmini yüzde 90 doğruluk oranına ulaştı
Araştırmada onlarca yıl boyunca toplanan verileri içeren üç büyük astım çalışmasının elektronik sağlık kayıtları analiz edildi. Sfingolipid-steroid oranlarını temel alan modelin, ilaç kullanımı ve genetik bilgilerle birlikte değerlendirildiğinde yüksek riskli hastaları yaklaşık yüzde 90 doğrulukla tespit edebildiği bildirildi. Sadece standart klinik verilerle yapılan tahminlerin ise yüzde 50 ile 70 arasında doğruluk sağladığı aktarıldı.
Çalışmanın baş araştırmacılarından Karolinska Enstitüsü'nden Craig Wheelock, bu yaklaşımın hem biyolojik açıdan anlamlı hem de klinik uygulamalar için uygun maliyetli bir test potansiyeli taşıdığını vurguladı.
Astım tedavisinde en büyük sorun neydi?
Mass General Brigham'da doçent olan Jessica Lasky-Su, astım tedavisindeki en büyük sorunlardan birinin hangi hastanın yakın dönemde ağır bir atak geçireceğini önceden belirleyememek olduğunu söyledi. Elde edilen bulguların bu alandaki önemli bir boşluğu doldurabileceğini ifade etti.
Araştırmacılar, yöntemin gelecekte laboratuvar testleriyle hastalara kolayca uygulanabileceğini ancak klinik kullanım için ek doğrulama çalışmalarına ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Geliştirilen teknik için patent başvurusu da yapıldı.
Astım nedir ve ataklar nasıl gelişir?
Astım, solunum yollarının kronik iltihaplanmasına bağlı olarak gelişen bir akciğer hastalığıdır. Dünya genelinde yaklaşık 300 milyon kişiyi etkileyen bu rahatsızlık, hava yollarının daralması ve aşırı mukus üretimiyle karakterize edilir.
Astım atakları öksürük, hırıltı, göğüste sıkışma ve nefes darlığı gibi belirtilerin ani şekilde şiddetlenmesiyle ortaya çıkar. Alerjenler, solunum yolu enfeksiyonları, stres, egzersiz ve çevresel faktörler bu atakları tetikleyebilir. Bazı durumlarda belirtiler aniden başlarken, kimi zaman saatler ya da günler sonra da ortaya çıkabiliyor. Hastalık çocukluk döneminde başlayabildiği gibi yetişkinlikte de ilk kez görülebilir.

Yorumlar
Kalan Karakter: