ABD merkezli finans ajansı Bloomberg, Türk hükümetinin bütçe açığını daraltmak ve harcamaları kontrol altına almak amacıyla Bireysel Emeklilik Sistemi'ndeki devlet katkısını düşürmeyi planladığını iddia etti. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan teklifin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onayına sunulacağı belirtildi.
Bu kritik değişiklik, Türkiye'de emeklilik tasarruf sisteminin en önemli teşvik unsurunu etkilediği için sektörde ve vatandaşlar arasında büyük yankı uyandırdı. Uzmanlar, bu hamlenin BES'e olan ilgiyi azaltabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.
Devlet Katkısı Nedir ve Nasıl Değişiyor?
Bireysel Emeklilik Sistemi'nde devlet katkısı, katılımcıların sistemde kalmasını teşvik etmek amacıyla sağlanan önemli bir destek mekanizması. Şu anda vatandaşların BES'e yaptıkları katkı paylarının yüzde 30'u kadar devlet tarafından ek ödeme yapılıyor. Bu katkı, yıllık brüt asgari ücretin belirli bir oranıyla sınırlandırılmış durumda.
Bloomberg'in konuya yakın yetkililere dayandırdığı habere göre, hükümet bu oranı yüzde 20 seviyesine çekmeyi planlıyor. Yıllık brüt asgari ücretin belirli bir oranıyla sınırlı olan bu katkının düşürülmesi, milyonlarca katılımcının birikimlerini doğrudan etkileyecek. Mevcut verilere göre BES fonlarındaki toplam devlet katkısı tutarı 220 milyar lira seviyesinde bulunuyor.
Devletin sağladığı bu katkı, bir önceki yıla göre yaklaşık 83 milyar lira artarak yüzde 60'lık bir büyüme kaydetmişti. Bu rakamlar, sistemin ne kadar hızlı büyüdüğünü ve devlet üzerindeki mali yükün nasıl arttığını gösteriyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilileri konuya ilişkin yorum yapmaktan kaçındı.
Gerekçe: Bütçe Disiplini ve Enflasyonla Mücadele
Bloomberg, bu hamlenin gerekçesini Hazine'nin borçlanma ihtiyacını hafifletmek ve enflasyonu dizginleme çabalarına destek olmak şeklinde açıkladı. Türkiye'de enflasyonun zirve yaptığı dönemden bu yana yarı yarıya düştüğü hatırlatılırken, Aralık ayı enflasyon verisi yüzde 30,9 olarak açıklandı.
Yatırımcıların ve uluslararası finans kuruluşlarının, kamunun harcamaları kısma yönünde daha somut adımlar atmasını beklediği vurgulandı. Hükümet, mali disiplini sağlamak ve bütçe açığını azaltmak için çeşitli alanlarda tasarruf önlemleri alıyor. BES'teki devlet katkısının düşürülmesi de bu kapsamlı planın bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Ekonomi yönetimi, enflasyonla mücadelede kararlı olduğunu her fırsatta dile getiriyor. Kamu harcamalarının kontrol altına alınması, bu mücadelenin önemli ayaklarından biri olarak görülüyor. Ancak bu tür kesintilerin vatandaşlar üzerindeki etkisi de tartışma konusu olmaya devam ediyor.
Sektörden Sert Tepki: "Sistemi Fiilen Baltalamaktır"
Osmanlı Portföy CEO'su Mehmet Gerz, katıldığı canlı yayında Bloomberg'in gündeme getirdiği devlet katkısının düşürüleceği iddiasını sert bir dille eleştirdi. Söz konusu değişikliğin BES'e duyulan güveni sarsacağı uyarısında bulunan Gerz, bu hamlenin fazla sert bir adım olduğunu ifade etti.
Gerz, devlet katkısının geçmişte vergiden düşülemeyen primlerin yerine ikame edilen bir mekanizma olduğunu hatırlattı. BES ve Otomatik Katılım Sistemi (OKS) toplamında yaklaşık 20 milyon katılımcı olduğunu vurgulayan Gerz, beklentinin bozulmasının tasarruf davranışlarını doğrudan zedeleyeceğini belirtti.
Sistemin en önemli teşvik unsuruna dikkat çeken Gerz, "BES'in en önemli motoru devlet katkısıdır; onu yüzde 30'dan yüzde 20'ye indirmek, sistemi fiilen baltalamaktır" ifadelerini kullandı. Bu keskin eleştiri, sektörün konuya ne kadar hassas yaklaştığını gösteriyor.
Uzmanlardan Çözüm Önerisi: Yüzde 25 Daha Makul
Mehmet Gerz, Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi'nin (TES) devreye girmesiyle kamunun yükünün artacak olmasını anlaşılabilir bulduğunu ifade etti. Ancak yüzde 20 gibi keskin bir indirimin yerine yüzde 25 gibi bir ara oranın hem dengeyi koruyacağını hem de daha makul bir çözüm olacağını savundu.
Sektör temsilcileri, ani ve keskin değişikliklerin sistemin güvenilirliğine zarar verebileceği konusunda hemfikir. Uzmanlar, devletin tasarruf ihtiyacını anlayışla karşılarken, bu tür değişikliklerin kademeli ve öngörülebilir şekilde yapılması gerektiğini vurguluyor.
BES'e olan ilginin azalması durumunda, uzun vadeli tasarruf alışkanlıklarının zayıflaması ve hane halkı ekonomisinin olumsuz etkilenmesi riski bulunuyor. Emeklilik sisteminin sürdürülebilirliği açısından bu dengenin iyi kurulması büyük önem taşıyor.
10 Milyondan Fazla Katılımcı Etkilenecek
Türkiye'de 10 milyondan fazla vatandaşı ve yaklaşık 2 trilyon liralık (46 milyar dolar) bir fon büyüklüğünü ilgilendiren bu kritik düzenleme, milyonlarca çalışanın emeklilik planlarını doğrudan etkiliyor. BES, ülkemizde giderek artan bir öneme sahip ve birçok çalışanın gelecek güvencesi olarak görülüyor.
Sistemin bu kadar geniş bir kitleye ulaşmış olması, yapılacak her değişikliğin toplumsal etkisini artırıyor. Katılımcılar, yaptıkları tasarrufların üzerine devlet desteği alarak daha hızlı birikim yapma imkanı buluyordu. Bu desteğin azaltılması, özellikle gelir seviyesi düşük katılımcılar için önemli bir kayıp anlamına geliyor.
Bireysel Emeklilik Sistemi, sosyal güvenlik sisteminin tamamlayıcı bir unsuru olarak tasarlandı. Devlet katkısı sayesinde sistemin cazibesinin artması hedeflenmişti. Ancak artan mali yükler, hükümeti bu konuda yeni arayışlara yönlendirmiş görünüyor.

Yorumlar
Kalan Karakter: