Takvimler 19 Mayıs'ı gösterdiğinde, Türkiye'nin dört bir yanında ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde meydanlar kırmızı-beyaza bürünür, gökyüzü stadyumlardan yükselen gençlik marşlarıyla yankılanır. Peki, her yıl aynı coşku ve sarsılmaz bir bağlılıkla kutladığımız 19 Mayıs tam olarak nedir? Neden bir milletin kader çizgisi olarak kabul edilir ve neden bir "Gençlik Bayramı"dır? İşte detaylı bir 19 Mayıs anlatısı...
19 Mayıs Nedir? Tarihin Akışını Değiştiren Gün
19 Mayıs 1919, Osmanlı İmparatorluğu'nun Birinci Dünya Savaşı'ndan yenik ayrılması ve vatan topraklarının İtilaf Devletleri tarafından haksızca işgal edilmesinin ardından, Türk milletinin "Ya istiklal ya ölüm!" diyerek ayağa kalktığı gündür.
O dönemde İstanbul'daki padişah yönetimi ve hükümet, işgaller karşısında sessiz ve çaresiz kalmayı seçmişti. Ülkenin üzerine çöken bu kara bulutları dağıtacak lider ise o sırada 38 yaşında olan Anafartalar Kahramanı Mustafa Kemal Paşa'ydı. Mustafa Kemal'in Samsun topraklarına basması; Amasya Genelgesi'nin, Erzurum ve Sivas Kongrelerinin, Ankara'da Meclis'in açılışının ve nihayetinde kazanılan destansı Kurtuluş Savaşı'nın fitili oldu. Özetle 19 Mayıs, Türk tarihinin en büyük "kurtuluş ve kuruluş" hamlesinin başlangıç düdüğüdür.
Atatürk Neden 19 Mayıs'ı Kendi Doğum Günü Kabul Etti?
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, kendisine doğum gününü soranlara her zaman tek bir yanıt vermiştir: "Benim doğum günüm 19 Mayıs'tır." Bu yanıt, biyolojik bir tarihten çok daha öte, ideolojik ve ruhani bir anlam taşır. Atatürk için 19 Mayıs; esarete boyun eğmeyen, iradesi zincirlenemeyen Türk milletinin ve onunla birlikte kendisinin de yeniden doğduğu, varoluşunu tüm dünyaya ilan ettiği gündür. O, kendi şahsını milletinin bağımsızlık mücadelesiyle öylesine bütünleştirmiştir ki, ülkenin kurtuluş meşalesinin yandığı günü kendi hayatının da başlangıcı saymıştır.
Neden "Gençlik ve Spor" Bayramı? Umudun Gençlikteki Karşılığı
Dünyada çocuklarına ve gençlerine bayram armağan eden tek lider olan Mustafa Kemal Atatürk, 19 Mayıs'ı gençliğe emanet ederken çok derin bir vizyon ortaya koymuştur. Savaş meydanlarında kazanılan askeri zaferlerin kalıcı olabilmesi için ekonomik, kültürel ve bilimsel bir kalkınmanın şart olduğunu biliyordu. Bu modernleşme ve koruma görevini ise yaşlı ve yorgun bir nesle değil; dinamik, fikri hür, vicdanı hür Türk gençliğine bıraktı.
Atatürk'ün gözünde gençlik, sadece biyolojik bir yaş dilimi değil; yenilikçi, aydınlık ve devrimci düşüncelere sahip olmak demekti. Şanlı tarihi yazanların kurduğu Cumhuriyeti, sonsuza kadar yaşatacak olanlar da yine bu gençler olacaktı. Nitekim ünlü "Gençliğe Hitabe"sinde de cumhuriyeti koruma ve kollama görevini doğrudan gençliğin omuzlarına yüklemiştir. Bayramın "Spor" ayağı ise, yeni kurulan devletin fikren olduğu kadar bedenen de güçlü, sağlıklı ve disiplinli nesiller yetiştirme idealinin bir tezahürü olarak bayramın ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir.
103 Yıllık Cumhuriyetin Sönmeyen Meşalesi Bugün 19 Mayıs, sadece geçmişte kalan tarihi bir olayı yad etmek anlamına gelmiyor. Aksine, her 19 Mayıs'ta Türk gençliği, Atatürk ilke ve inkılaplarına, tam bağımsız Türkiye ülküsüne olan bağlılığını tazelemektedir. Samsun'da 107 yıl önce yakılan o bağımsızlık meşalesi, bugün bilimde, sporda, sanatta ve teknolojide dünyayla yarışan Türk gençlerinin elinde sönmeyen bir ışık olarak geleceği aydınlatmaya devam ediyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: