ABD merkezli bağımsız haber platformu Drop Site tarafından yayımlanan dosyada, Earshot ve Forensic Architecture kuruluşlarının ses-görüntü analizleri ile görgü tanığı ifadelerine dayanan dijital yeniden canlandırma yer aldı. Bulgular, 23 Mart 2025'te Gazze'nin güneyindeki Tel el-Sultan bölgesinde yaşanan katliamın planlı bir saldırı olduğuna işaret ediyor.
Saldırı nasıl gerçekleşti?
Rapora göre katliam sabah 04.00 sularında başladı. Yaralıları kurtarmaya giden ve tepe lambaları açık olan bir Filistin Kızılayı ambulansı ateş altına alındı. İlk saldırıda araçtaki iki kişi hayatını kaybetti. Saat 05.00'te kaybolan ambulansı aramaya gelen, tamamı işaretli beş araçlık kurtarma konvoyu da aynı şekilde pusuya düşürüldü. Ses analizleri, beş buçuk dakikalık bir süre içinde en az 844 silah sesi tespit edildiğini, toplamda ise 910'dan fazla atış yapıldığını ortaya koydu. Askerler araçların arasına girerek yardım görevlilerini yakın mesafeden vurdu.
Hayatını kaybedenler kimlerdi?
Saldırıda Filistin Kızılayı'ndan 8, Sivil Savunma ekiplerinden 6 ve Birleşmiş Milletler ile bağlantılı 1 görevli olmak üzere toplam 15 yardım çalışanı yaşamını yitirdi. Cesetler olaydan günler sonra 30 Mart'ta yakınlardaki bir toplu mezarda bulundu.
Deliller yok edilmeye çalışıldı mı?
Araştırmaya göre İsrail güçleri, saldırıya uğrayan sekiz yardım aracını iş makineleriyle ezerek kuma gömmeye çalıştı. Katliamın gerçekleştiği alan daha sonra "Morag Koridoru" adlı bir güvenlik bölgesine dönüştürüldü ve üzerine bir yardım dağıtım merkezi kuruldu.
İsrail'in açıklamaları neden tartışma yarattı?
İsrail ordusu olayla ilgili açıklamalarını birden fazla kez değiştirdi. İlk olarak araçların şüpheli biçimde ilerlediğini öne süren IDF, video kanıtların ortaya çıkmasıyla bu iddiasından geri adım attı. İç soruşturmada olay "operasyonel yanlış anlama" olarak nitelendirildi ve hiçbir askere adli işlem uygulanmadı. Uluslararası hukuk uzmanları ise bu durumu "cezasızlık politikası" olarak değerlendirdi.
Yorumlar
Kalan Karakter: