Beton binalardan, trafikten ve şehrin gürültüsünden sıkılan İstanbullular için adeta bir nefes borusu olan Beykoz, saklı kalmış doğası ve tarihi dokusuyla keşfedilmeyi bekliyor. İşte zamanı en verimli şekilde kullanmanızı sağlayacak "1 Günde 5 Durak" formüllü adım adım Beykoz rota rehberi...
İstanbul’da hafta sonu ne yapsam diye düşünüyor ama hep aynı yerlere gitmekten sıkılıyorsanız, size şehirden uzaklaşmadan tamamen yenilenebileceğiniz harika bir planımız var! Yeşille mavinin birbirine sarıldığı Beykoz, doğru bir planlamayla bir güne sığmayacak kadar çok zenginlik sunuyor. Sabah saatlerinde rengarenk kelebeklerin uçuştuğu butik bir serada güne başlayacak, ardından Polonezköy’ün sanat dolu sokaklarında ve oksijen deposu doğasında soluklanacağız. Günün ikinci yarısında ise İstanbul Boğazı’nın en yüksek tepesinde manevi bir huzur molası verip, günü boğazın bittiği yerde, tarihi bir kalenin gölgesinde ve şirin bir balıkçı kasabasında gün batımıyla taçlandıracağız.
İşte zamanı en verimli şekilde kullanmanızı sağlayacak, nokta atışı Beykoz rota haritası:
Hafta Sonu İçin Kusursuz Zaman Yönetimi
Duraklarda sıkışmadan, sakin ve keyifli bir gün geçirmek için seyahat uzmanlarının önerdiği ideal zaman çizelgesi şu şekilde:
-
09:30 - 10:30 | İstanbul Kelebek Çiftliği
-
11:00 - 11:45 | Polonezköy Cam Sanat Merkezi
-
12:00 - 14:30 | Polonezköy Doğa Yürüyüşü ve Öğle Yemeği
-
15:00 - 15:45 | Hz. Yuşa Türbesi ve Tepesi
-
16:00 - 17:45 | Yoros Kalesi
-
18:00 - 20:00 | Anadolu Kavağı (Gün Batımı)
Doğanın İçinde Butik Bir Keşif – İstanbul Kelebek Çiftliği
Güne, özellikle çocuklu ailelerin ve doğa meraklılarının ilgisini çeken, Beykoz’un yemyeşil köşesi Zerzevatçıköy’de (Acarkent bitişiği) yer alan İstanbul Kelebek Çiftliği ile başlıyoruz. Türkiye'nin ilk tematik kelebek çiftliği olan bu işletme, ormanın hemen kıyısında kurulmuş, 5 dönümlük araziye yayılan şirin bir komplekstir.
Girişte kelebeklerin mucizevi yaşam döngüsünü, tırtıldan kozaya dönüşüm süreçlerini anlatan kısa ve bilgilendirici bir sinevizyon gösterisi izliyorsunuz. Ardından rehber eşliğinde, tropikal iklim şartlarına sahip (28 derece sıcaklık ve %80 nem) özel seranın içine adım atıyorsunuz. İçeride egzotik bitkiler arasında uçuşan, farklı türlerde kelebekler bulunuyor. İçerideki kelebek sayısı dönemsel olarak değişse de burası butik bir sera deneyimi sunuyor. Doğru zamanda (özellikle güneşli ve sıcak saatlerde) giderseniz kelebekleri yakından gözlemlemek ve pupa dolabında kozadan yeni çıkış anlarına denk gelmek mümkün. Bahçe kısmındaki Obur Tırtıl Cafe’de ise yeşillikler içinde çay-kahve molası verebilirsiniz.
Gezgin Notu: Alanın kelebek uçuşan kapalı sera kısmı oldukça küçük ve sınırlı olduğundan, beklentinizi devasa bir botanik bahçe gibi yüksek tutmamanızı öneririz. Ancak rehberlerin eğitici anlatımları, çocukların doğayı tanıması ve kelebeklerin üzerinize konmasıyla yakalayacağınız o sevimli fotoğraflar için keyifli bir durak. Kelebeklerin ilgisini çekmesi için üzerinize kırmızı veya sarı gibi parlak renklerde kıyafetler giyebilirsiniz!
Güncel Ziyaret Bilgileri: Haftanın her günü 09.00 - 18.00 saatleri arasında ziyarete açık. Giriş ücretleri Yetişkinler için 800 TL, 3-14 yaş Çocuklar için 700 TL'dir. (Eğer profesyonel fotoğraf makinesi ile çekim yapmak isterseniz ekstra 600 TL çekim ücreti bulunuyor, cep telefonu çekimleri ise tamamen ücretsiz.)
Polonezköy’de Sanat ve Oksijen Deposu
Kelebek Çiftliği'nin ardından rotamız İstanbul'un arka bahçesi Polonezköy. İlk olarak Polonezköy Cam Sanat Merkezi’ne uğrayarak asırlık bir zanaatın büyüleyici yapım aşamalarına şahitlik edebilirsiniz. Ardından Polonezköy’ün sanat dolu sokaklarında yürüyerek, bölgenin meşhur 5 kilometrelik yürüyüş parkurunda ciğerlerinizi oksijenle doldurabilirsiniz. Öğle yemeği ve temiz hava molası için burası rotanın en geniş zaman dilimini hak ediyor.
Boğazın Bittiği Yerde: Hz. Yuşa ve Yoros Kalesi ve Anadolu Kavağı
Günün ikinci yarısında rotayı yukarıya, İstanbul Boğazı’nın en yüksek tepelerinden biri olan Hz. Yuşa Tepesi ve Türbesi’ne çeviriyoruz. Manevi bir huzur molası verdikten sonra hemen yakınlardaki Yoros Kalesi’ne geçiyoruz. Doğu Roma döneminden kalan asırlık kalenin gölgesinde Karadeniz ve Boğaz'ın birleştiği o büyüleyici noktayı fotoğraflayabilirsiniz. Günü ise hemen aşağıda yer alan şirin balıkçı kasabası Anadolu Kavağı’nda, deniz kenarında gün batımına karşı balık keyfiyle taçlandırıyoruz.
Daha Fazla Tüyo ve Detaylı Yol Haritası İçin
Beykoz seyahatinizi kusursuz hale getirecek alternatif ulaşım yolları, hangi durakta ne yenir gibi "Seyahat Uzmanı" tavsiyeleri ve bütçe dostu tüm detaylar için Gezi Günceleri İstanbul’un En Keyifli Beykoz Rota Rehberi yazısını buradan okuyabilir, hafta sonu maceranız için ilk adımı atabilirsiniz!
Yorumlar
Kalan Karakter: