Gülistan Doku soruşturmasında taşlar yerinden oynuyor! Hakkında kırmızı bülten çıkarılan firari Umut Altaş'ın, babası Celal Altaş ile yaptığı WhatsApp yazışmaları dosyaya bomba gibi düştü. 9 bin dolarlık pazarlık, küfürler ve "Dünya kaç bucak göreceksiniz" tehditleri... İşte o kan donduran yazışmalar!
Gülistan Doku cinayetine ilişkin yürütülen soruşturmada, "bu kadar da olmaz" dedirten bir gelişme yaşandı. Başsavcı Ebru Cansu'nun talimatıyla derinleşen dosyada, firari şüpheli Umut Altaş ile tutuklanan babası Celal Altaş arasındaki yazışmalar, cinayetin nasıl örtbas edildiğine ve şüphelilerin birbirine nasıl düştüğüne dair ibretlik detaylar sundu.
9 BİN DOLARLIK 'SUS PAYI' PAZARLIĞI!
Dosyaya giren kayıtlara göre, ABD’de bulunan Umut Altaş, babasından acil olarak 9 bin dolar istiyor. Paranın gelmemesi durumunda ise savcılığa her şeyi anlatmakla tehdit ediyor. Umut Altaş’ın "Beni Amerika’ya niye yolladığınızı anlatırım" sözlerine babasının "Senin her şeyden haberin var o zaman şerefsiz" diyerek karşılık vermesi, kaçış planının bir organizasyon olduğunu gözler önüne seriyor.
"ÖTECEĞİM HER ŞEYİ, DÜNYA KAÇ BUCAK GÖRÜN!"
Yazışmalarda Umut Altaş’ın babasına yönelik ağır ithamları dikkat çekiyor: "Bırak rol yapmayı, sen susturuyordun ya... Ötecem lan her şeyi. Göreceksiniz dünya kaç bucak." Babasının ise oğluna "Sen o işin içindesin değil mi?" diye sorması, aile içindeki suç ortaklığının nasıl bir suçlamaya dönüştüğünü kanıtlıyor.
BAŞSAVCI CANSU'NUN TİTİZLİĞİ DÜĞÜMÜ ÇÖZDÜ
Haziran 2024'te göreve gelen Başsavcı Ebru Cansu ve JASAT ekiplerinin 700 saatlik ek görüntüyü incelemesiyle başlayan operasyonlar zinciri, dönemin Valisi Tuncay Sonel ve oğlunun da aralarında bulunduğu 12 kişinin tutuklanmasıyla sonuçlanmıştı. Bu son yazışmalar, "İntihar" süsü verilen olayın organize bir "Kasten Öldürme" ve "Delil Karartma" suçu olduğunu bir kez daha teyit etti.
İŞTE DEHŞETİN WHATSAPP KAYITLARI: "9 BİN DOLAR VERMEZSEN ÖTERİM"
Firari Umut Altaş ile tutuklu babası Celal Altaş arasında geçen ve savcılık dosyasına giren o diyaloglar, cinayetin nasıl bir "finansal pazarlığa" dönüştüğünü kanıtlıyor:
-
Umut Altaş: Sen öyle kolay sanıyorsun değil mi? Yaptıklarınızın bir bedeli olmayacak ha. Bugün hesabıma 9 bin dolar bekliyorum.
-
Celal Altaş: Oldu. Dedim ya ne halin varsa gör. Size daha önce gönderdiğim 150 bin doları geri gönderin.
-
Umut Altaş: Bugün hesabıma 9 bin dolar gelmezse Savcı Hanımı arar, anlatırım her şeyi.
-
Celal Altaş: Neyi anlatırsın?
-
Umut Altaş: Beni Amerika’ya niye yolladığınızı.
-
Celal Altaş: Niye yollamışız, söyle niye yolladık seni. Senin her şeyden haberin var o zaman şerefsiz.
-
Umut Altaş: Hahaha.
-
Celal Altaş: Bize de ben bir şey bilmiyorum diyordun.
-
Umut Altaş: Bırak rol yapmayı, sen susturuyordun ya.
-
Celal Altaş: Şimdi ben gidip bu yazışmayı Savcı Hanıma gösteriyorum ve sana kırmızı bülten çıkartıyorum. Sen rahat ol.
-
Umut Altaş: Ulan...
-
Celal Altaş: Şerefsiz çakal.
-
Umut Altaş: Senden önce… Hatta dur. Bekle biraz olduğun yerde kal. Ellerini bağla arkadan bakalım kim kimi aldırıyor. Yüce Celal seni.
-
Celal Altaş: Sen o işin içindesin değil mi y….
-
Umut Altaş: Bekle bekle y…. He.
-
Celal Altaş: Senin de o şerefsizin de Allah belasını versin.
-
Umut Altaş: Oğlum kim yer bu numaralarını. Sen herkesi kendin gibi salak sanıyorsun. Ötecem lan her şeyi. Göreceksiniz dünya kaç bucak.
-
Celal Altaş: İnşallah öt her şeyi. Hadi oğlum benim.
-
Umut Altaş: Ah Celal’im ah... Bir de mağdur, üzgün, vicdanlı baba rolüne giriyor. Ulan kendi oğlunu satmışsın, başkasının çocuğuna üzülecek yürek mi var sende.
Yorumlar
Kalan Karakter: