Uluslararası standartlara göre gerçekleştirilen klinik testlerde yüzde 100 doğruluk oranı elde edilen sistem, oksijen temelli analiz yöntemiyle çalışıyor. Mevcut kan şekeri ölçüm yöntemlerinde iğne ve parmak delme gerektiren acılı süreç, bu yeni teknoloji sayesinde tamamen ortadan kalkabilecek. Özellikle çocuk diyabet hastaları için büyük bir rahatlama sağlaması beklenen sensör, giyilebilir cihaz formunda kullanıma hazır hale getirildi.
Nefesten şeker ölçümü nasıl çalışıyor?
Prof. Dr. İsmail Bayraklı tarafından geliştirilen sistem, hastanın nefes havasındaki bileşenleri oksijen temelli analiz yöntemiyle inceleyerek kan şekeri seviyesini belirliyor. Geleneksel yöntemlerde hastalar parmak uçlarını iğneyle delmek zorunda kalırken, bu yeni teknolojide yalnızca nefes vermek yeterli oluyor.
Bayraklı, mevcut yöntemlerin özellikle küçük yaştaki çocuklar için son derece zor ve acılı olduğuna dikkat çekerek bu sorunu çözmek amacıyla yola çıktıklarını belirtti. Sistemin kullanılmasıyla birlikte iğneye ve parmak delmeye gerek kalmadan diyabet takibi yapılabilecek.
Yüzde 100 doğruluk oranı nasıl sağlandı?
Sensörün güvenilirliği, Amerikan Diyabet Derneği toplantısına katılan 100 diyabet uzmanı tarafından oluşturulan uluslararası standartlara göre test edildi. Bu standartta ölçümlerin güvenilirliğini gösteren farklı bölgeler yer alıyor. Bayraklı'nın ekibinin 150 hasta üzerinde gerçekleştirdiği analizlerde elde edilen tüm sonuçlar, en güvenilir aralık olarak kabul edilen bölgede konumlandı. Bu da sistemin yüzde 100'lük bir doğruluk oranına ulaştığı anlamına geliyor.
Saat, yüzük veya maske formunda kullanılabilecek
Prototip aşamasını geçen cihaz, artık taşınabilir hale getirildi. Bayraklı, sensörün bundan sonraki süreçte saat, kolye, yüzük ya da maske gibi giyilebilir formatlarda kullanıma sunulabileceğini açıkladı. Hastanede başlayan klinik çalışmalarda 150 hasta üzerinde elde edilen sonuçlar oldukça umut verici bulundu.
Dünyada 550 milyon diyabet hastası var
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 2024 itibarıyla dünya genelinde yaklaşık 550 milyon diyabet hastası bulunuyor. Bu rakamın 2030'da 650 milyona, 2045'te ise 800 milyona çıkması öngörülüyor. Diyabetin bu denli yaygın olması, ağrısız ve pratik ölçüm yöntemlerine olan ihtiyacı her geçen gün artırıyor.
Mevcut durumda diyabet hastaları günde birden fazla kez parmak uçlarını delerek kan şekerlerini kontrol etmek zorunda kalıyor. Özellikle Tip 1 diyabet hastası çocuklar ve yaşlı hastalar için bu süreç ciddi bir yaşam kalitesi sorunu oluşturuyor. Aksaray Üniversitesi'nde geliştirilen bu sensör, diyabet tedavisinde iğnesiz dönemin kapısını aralıyor.

Yorumlar
Kalan Karakter: