Leavitt'in açıklaması tek başına bir basın brifingi değil aslında — ABD'nin bölgedeki askeri hareketliliğiyle birlikte okunduğunda tablonun ciddiyeti daha net anlaşılıyor. Beyrut Büyükelçiliği'nden personel tahliyesi, USS Gerald R. Ford uçak gemisinin İsrail açıklarına doğru yol alması ve Hindistan'ın İran'daki 10 bin vatandaşını geri çekmeye başlaması — bunların hepsi aynı haftanın içinde yaşandı.
Midnight Hammer Operasyonu nedir?
Leavitt açıklamasında 22 Haziran 2025'te düzenlenen Midnight Hammer Operasyonu'na değindi. Bu harekât, ABD'nin İran'ın nükleer tesislerini hedef aldığı ve Washington'ın "son derece başarılı" olarak tanımladığı bir askeri müdahaleydi. Ancak sözcü burada önemli bir not düştü: Operasyonun başarısı, İran'ın bir daha nükleer silah peşinde koşmayacağı anlamına gelmiyor. Yani Beyaz Saray'a göre tehdit ortadan kalkmış değil, sadece ertelenmiş durumda.
Trump İran'ı tehdit olarak görüyor mu?
Bu soruya Leavitt'in cevabı gayet kısa ve netti: "İran sokaklarında 'Amerika'ya ölüm' sloganları atılıyor. Bunun tehdit olup olmadığını siz söyleyin." Sözcü, Trump'ın ilk tercihinin her zaman diplomasi olduğunu belirtmekle birlikte, gerektiğinde ABD ordusunun "ölümcül gücünü" kullanmaktan çekinmeyeceğini açıkça ifade etti.
Cenevre'de kritik perşembe
Tüm bu restleşmelerin arka planında 26 Şubat Perşembe günü Cenevre'de gerçekleşecek üçüncü tur müzakereler var. Umman'ın arabuluculuğuyla yürütülen görüşmelerin ilk turu 6 Şubat'ta Maskat'ta, ikincisi 17 Şubat'ta Cenevre'de yapılmıştı. ABD tarafını Steve Witkoff ve Jared Kushner'ın, İran tarafını ise Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin temsil etmesi bekleniyor. Trump'ın İran'a tanıdığı 15 günlük süre de perşembe günkü masanın ağırlığını artırıyor.
İran'ın yanıtı ne oldu?
Tahran boş durmuyor. İran Dışişleri Sözcüsü İsmail Bekayi, "sınırlı saldırı diye bir kavram tanımıyoruz, her müdahale topyekün saldırı sayılır" dedi. Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi ise BM İnsan Hakları Konseyi'nde konuşarak "Savaşı başlatabilirsiniz ama sonunu belirleyemezsiniz" mesajını verdi. Kısacası hem Washington hem Tahran, müzakere masasına otururken cebinde askeri kart taşıyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: