Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı (TÜYEK), Kudüs'ün tarihi ve kültürel mirasını gün yüzüne çıkarmayı amaçlayan "Fezail-i Kudüs" adlı yeni yayın serisini hayata geçirdi.
TÜYEK'ten yapılan açıklamaya göre, yayın dizisiyle Kudüs'e dair entelektüel birikimin yeniden gündeme taşınması ve bu alandaki akademik çalışmaların desteklenmesi amaçlanıyor.
Dizi kapsamında ilk olarak yayınlanan "Teşviku'l-Müştak" (Kudüs'ün Faziletleri) ile "Cevami'u'l-Feza'il" (Mekke, Medine ve Kudüs'ün Faziletleri" adlı eserlerin editörlüğünü Prof. Dr. Mustafa Uzun üstlendi. Eserleri Kübra Yılmaz yayına hazırladı.
TÜYEK Çeviri ve Yayım Daire Başkanı Necmettin Azak, koordinatör İsmet İpek, tashih, redaksiyon ve son okuma çalışmalarında yazma eser uzmanı Menderes Velioğlu, Muhammed Said Güler ve Evşen Yıldız, eserlerin yayınlanmasına katkıda bulundu.
- "Kudüs, tüm İslam coğrafyasının kalbinin attığı yerdir"
Açıklamada görüşlerine yer verilen TÜYEK Başkanı Coşkun Yılmaz, Kudüs'ün önemine işaret ederek, "Kudüs, inancımızın, tarihimizin, medeniyetimizin kurucu unsurlarından, İslam medeniyetinin ve insanlık tarihinin en köklü hafızalarından, medeniyet tasavvurumuza yön veren temel merkezlerdendir. İlk kıblemizin şehridir. Göklerin yeryüzüne en yakın olduğu yer, peygamberlerin otağı ve miracın durağıdır." ifadelerini kullandı.
Kudüs'ün bugün yaşanan gelişmeler nedeniyle tüm insanlık için vicdani bir mesele haline geldiğini belirten Yılmaz, şunları kaydetti:
"Kudüs, bugün vicdanımızın en derin sızısı, yüreğimizin hicranıdır. Kudüs'e baktığımızda sadece Kubbetü's-Sahre'nin altın sarısı kubbesini, meşhur mavi çinilerini veya Mescid-i Aksa'nın vakur duruşunu görmeyiz. Biz orada Hz. Adem ile başlayan insanlık serüvenini, Hz. İbrahim ile yeşeren tevhit mücadelesini, Hz. İsa'nın zühdünü ve Hatemü'l-Enbiya Muhammed Mustafa'nın miraca yükselişindeki kutlu şahitliği, yani insanlığın kurtuluşunu ve tekamülünü görürüz. Bu sebepledir ki Kudüs, İstanbul'dan ayrı düşünülemeyecek kadar bizden, Konya, Bursa ve Ankara'dan koparılamayacak kadar içeriden, Mekke ve Medine'den ayrılamayacak kadar akidemizden bir şehirdir. İlk kıblemiz olması hasebiyle Mescid-i Aksa sadece Filistin'in değil, İstanbul'un, Kahire'nin, Şam'ın, Bağdat'ın, Türkistan'ın, Balkanların velhasıl tüm İslam coğrafyasının kalbinin attığı yerdir."
- "Amacımız, kadim kaynakları günümüz okuyucusuyla buluşturmaktır"
Coşkun Yılmaz, 1516'da Mercidabık Savaşı'ndan sonra Yavuz Sultan Selim'in 31 Aralık 1516'da şehri ziyaretiyle başlayan ve 1917'ye kadar süren kesintisiz 400 yıllık dönemde Kudüs ve Filistin topraklarının en huzurlu dönemini yaşadığını ve Osmanlı Devleti'nin her zaman Kudüs'ü "mülk" değil, bir "mukaddes emanet" hissiyatıyla yönettiğini aktardı.
Bugün Filistinlilerin kendi öz yurtlarında mülteci olduğunu ve Mescid-i Aksa'nın mahremiyetinin her gün ihlal edildiğini vurgulayan Yılmaz, Kudüs'ün kadim mirasının anlaşılması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla "Fezail-i Kudüs" serisini hayata geçirdiklerini ifade etti.
Yılmaz, Kudüs'ün özgürlüğüne giden yolda tarihi ve kültürel mirasın korunmasının, ilmi gayretlerin ve entelektüel mücadelenin belirleyici bir rolü olduğuna dikkati çekerek, "Amacımız, Kudüs'ü öğrenmek, anlamak ve anlatmak, kadim kaynakları günümüz okuyucusuyla buluşturmaktır." görüşünü paylaştı.
Seri kapsamında Kudüs'ün faziletlerini, tarihini ve manevi önemini konu alan klasik eserlerin gün yüzüne çıkarılacağını söyleyen Yılmaz, bu eserlerin titiz akademik çalışmalarla hazırlanarak bugünün Türkçesine kazandırılacağını belirtti.
- "Bu eserler, gelecekle bağ kurmamızı sağlayan önemli bir kültürel mirastır"
Yılmaz, Kudüs'ün fethi, tarihi ve sosyal yapısına ışık tutan önemli eserlerin yayımlanmaya devam edeceğini söyleyerek, "Yürütülen bu çalışmalar yalnızca bir yayın faaliyeti değildir. Bu eserler, Kudüs’ün tarihi hafızasını günümüze taşıyan ve gelecekle bağ kurmamızı sağlayan önemli bir kültürel mirastır." değerlendirmesinde bulundu.
Kudüs'e ilişkin yazma eserlerin kütüphane raflarında kalmaması gerektiğine işaret eden Yılmaz, bu eserlerin bilimsel yöntemlerle incelenerek araştırmacıların ve okuyucuların istifadesine sunulmasının hedeflendiğini dile getirdi.
Coşkun Yılmaz, 2017'de ayrıca Kanuni Sultan Süleyman'ın Kudüs'teki imar faaliyetlerine katip olarak nezaret eden Ni'metullah Çelebi'nin gözlemlerini Kudüs'ün tarihi ve faziletleriyle ilgili bilgilerle harmanlayan "Fezail-i Kudüs" adlı eserini yayınladıklarını kaydetti.
Son yıllarda yaşanan İsrail soykırımına dikkati çeken Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:
"İsrail'in gerçekleştirdiği soykırımın tüm ağırlığıyla hissedildiği bir vasatta, geçen yıl 19 Şubat'ta TÜYEK olarak kadim Kudüs literatürünü gündeme getirmek amacıyla Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanemizde, 'Fezail-i Kudüs ve Kuds-i Şerif Yazma Eser Sergisi'ni ziyarete açtık. Akabinde ise uzmanlarımız, yayın kurulumuz ve konuyla ilgilenen ilim adamlarıyla yaptığımız değerlendirmeler neticesinde, 'Fezail-i Kudüs' dizisi altında yeni eserlerin yayımını kararlaştırdık. Kudüs'ü yazan müelliflerin asırlar evvelki gayesini, heyecanını ve hissiyatını günümüze taşımak ve kadim entelektüel mirastan hissedar olmak arzusuyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz."
- "Fezail-i Kudüs" serisi hakkında
"Fezail-i Kudüs" dizisinin ilk eseri olarak Mekke-i Mükerreme'deki Süleymaniye Medresesi'nde müderrislik yapan Hanefi fakihi Seyyid Alaeddin Efendi'nin Arapça-Türkçe telif ettiği "Cevami'u'l-Feza'il fi Mesacidi'l-Kaba'il" okurla buluştu.
Üç bölümden oluşan eserin her bölümü, bir mukaddes şehrin Mekke, Medine ve Kudüs'ün anlatımına ayrıldı. Bu kitapla eş zamanlı olarak Mekke-i Mükerreme mücaviri ve mütercim Abdurrahman Şevki Efendi'nin mesnevi nazım şeklinde kaleme aldığı "Teşviku'l-Müştak ve Teşrik li'l-Uşşak" isimli eseri yayınlandı.
Her iki eserde de Mescid-i Aksa ile Kubbetü's-Sahre'nin faziletleri, Mescid-i Aksa'nın inşa ve tamir süreçleri, burada eda edilen ibadetlerin üstünlüğü ve Mescid-i Aksa çevresi teferruatıyla ele alınıyor.
Ayrıca Hz. İbrahim'in el-Halil'deki makamı, Kudüs'te defnedilmiş diğer peygamberlerin ve büyük şahsiyetlerin kabirleri, ziyaret edilecek mukaddes mekanlar, okurun istifadesine sunuluyor.
Sultan Selahaddin-i Eyyubi'nin katibi, edip ve tarihçi İmadüddin el-İsfahani'nin "el-Fethu'l-Kussi fi'l-Fethi'l-Kudsi" eseri de dizi kapsamında yayınlanacak. Yazarın Selahaddin-i Eyyubi devrinin en mühim hadiselerine şahitlik ederek yazdığı bu eserde, Kudüs'ün fethine giden yolu açan Hıttin Savaşı, şehrin ve Haçlı işgali altındaki diğer İslam beldelerinin geri alınması ve 3. Haçlı Seferi ordularına karşı verilen mücadele anlatılıyor.
Dizinin bir diğer mühim eseri de mutasavvıf, fakih ve şair Abdülgani b. İsmail en-Nablusi'nin "el-Hadratü'l-Ünsiyye fi'r-Rıhleti'l-Kudsiyye" isimli seyahatnamesi olacak. Yazar kendi manzumeleriyle süslediği eserde, 1690 senesinde Şam'daki Emeviyye Camii'nde kıldığı sabah namazının ardından yola çıkarak Kudüs ve el-Halil beldelerine yaptığı 45 günlük seyahati kaleme aldı.
Ayrıca Kudüs'ün Haçlı işgalinden kurtuluşunun 840. yıl dönümü olan 2027 yılının başlarında ise soyu Hz. Ömer'e dayanan meşhur müfessir, kadı ve tarihçi Ebu'l-Yümn Mücirüddin Abdurrahman b. Muhammed el-Uleymi'nin "el-Ünsü'l-Celil bi-Tarihi'l-Kudsi ve'l-Halil" adlı iki ciltlik eserinin yayınlanması planlanıyor. Pek çok kaynak eserden istifade ederek hazırlanan eserde, 1494-1495 yılına kadar Kudüs tarihi ele alınıyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: