The Guardian'ın kapsamlı raporuna dayanan haberlere göre, İsrail hükümetindeki aşırı sağcı kadroların desteğiyle hareket eden radikal Yahudi grupların ihlalleri her geçen gün artıyor. Özellikle Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in Ramazan'ın ilk cumasında polis korumasıyla Aksa avlusuna girmesi, tansiyonu bir üst seviyeye taşıdı.
Mescid-i Aksa'daki statüko nedir ve neden çöküyor?
Müslümanlar için Harem-i Şerif, Yahudiler için Tapınak Dağı olarak bilinen kutsal alan, 1967 Arap-İsrail Savaşı'nın ardından kurulan hassas bir denge üzerinde yönetiliyordu. Bu anlaşmaya göre alanda yalnızca Müslümanların ibadet etmesine izin verilirken, diğer dinlerin mensupları sadece ziyarette bulunabiliyordu. Ancak son yıllarda İsrail polisi eşliğinde gerçekleştirilen yerleşimci baskınlarında açıkça dini ritüeller icra edilmesi, bu dengenin artık kağıt üzerinde kaldığını gösteriyor.

Kudüs uzmanı avukat Daniel Seidemann, Aksa'nın adeta bir fünye işlevi gördüğünü ve her gün yaşanan ibadet ihlalleriyle statükonun tamamen ortadan kalktığını belirtiyor. Bu dönüşümün, İsrail iç güvenlik teşkilatı Şin Bet ve Kudüs polisinin aşırı sağcı kadrolar tarafından yönetilmeye başlamasıyla hız kazandığı vurgulanıyor.
Ben-Gvir'den Ramazan'da açık provokasyon
Sekiz ayrı suç kaydı bulunan Ben-Gvir, Ramazan'ın ilk cuma namazı öncesinde ağır güvenlik önlemleri eşliğinde Mescid-i Aksa avlusuna girdi. Baskın sırasında İsrail emniyet müdürü ve üst düzey yetkililerle saha toplantısı düzenleyen Ben-Gvir, Ramazan boyunca alana yönelik kısıtlamaların daha da sertleştirilmesini talep etti. Ben-Gvir'in daha önce alana İsrail bayrağı asma ve sinagog inşa etme planlarını açıkça dile getirmesi, niyetlerinin boyutunu gözler önüne seriyor.
Kudüs Vakfı personeline baskı artıyor
Ramazan'ın başlamasıyla birlikte alanın yönetiminden sorumlu Ürdün destekli Kudüs İslami Vakıflar İdaresi üzerindeki baskılar da ciddi biçimde yoğunlaştı. Vakıf yetkililerinin aktardığına göre Şin Bet, bu hafta içinde beş personeli idari gözetim altına aldı, 38 çalışanın alana girişini yasakladı ve altı imamın Aksa'ya girmesini engelledi. Kudüs Valiliği ise 25 vakıf personelinin men edildiğini ve dört kişinin gözaltına alındığını duyurdu.
Bu kısıtlamalar, Ramazan boyunca alana gelmesi beklenen yaklaşık 10 bin Müslüman cemaate hizmet verilmesini büyük ölçüde zorlaştırıyor.
İsrail yerleşimci girişlerinin süresini uzattı
İsrail polisi Ramazan'ın ilk haftasında Yahudiler ve turistler için sabah ziyaret saatlerini üçten beşe çıkardı. Çarşamba sabahı ise yaklaşık 400 yerleşimci polis korumasıyla alana girerek dua etti. Kudüs Valiliği bu adımı, tarihi statükoyu hedef alan tehlikeli bir tırmanış olarak nitelendirdi ve uygulamanın Ramazan sonrasında kalıcı hale gelebileceği uyarısında bulundu.
Tarihsel arka plan neden önemli?
Mescid-i Aksa meselesi, geçmişte büyük çatışmaların tetikleyicisi oldu. 2000 yılında dönemin muhalefet lideri Ariel Sharon'un tartışmalı ziyareti, beş yıl süren İkinci Filistin İntifadası'nı başlattı. Hamas ise Ekim 2023'teki saldırısını İsrail'in Kudüs'teki ihlallerini gerekçe göstererek gerçekleştirdi.
Uluslararası Kriz Grubu analisti Amjad Iraqi'ye göre İsrail, Gazze ve Batı Şeria'daki operasyonlarından aldığı cesaretle hareket ediyor ve uluslararası tepkileri artık eskisi kadar dikkate almıyor. Bu durum, bölgedeki gerilimin daha da tırmanacağına dair kaygıları derinleştiriyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: