Ülke genelinde ekonomik krizin etkilerini protesto etmek amacıyla sokağa dökülen halk, 257 farklı noktada eş zamanlı eylemler düzenliyor. Göstericilerin talepleri ekonomik koşulların iyileştirilmesi yönünde yoğunlaşırken, yaşanan çatışmalar can kayıplarını beraberinde getiriyor. Uluslararası gözlemciler olayların seyrini yakından takip ederken, Tahran yönetimi üzerindeki toplumsal baskı her geçen gün artıyor.
Protestoların Bilançosu ve Can Kayıpları
ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA) tarafından yayımlanan kapsamlı rapora göre, olaylarda şu ana kadar toplam 29 kişi hayatını kaybetti. Sahadan gelen veriler, bu kayıpların 27'sinin göstericilerden, 2'sinin ise emniyet güçlerinden oluştuğunu ortaya koyuyor. Çatışmaların şiddeti sadece can kayıplarıyla sınırlı kalmadı; hastanelere yansıyan raporlar, müdahalelerin boyutunu gözler önüne seriyor.
Güvenlik güçlerinin eylemleri bastırmak için kullandığı yöntemler sonucunda 64 kişi çeşitli yerlerinden yaralandı. Sağlık kaynakları ve insan hakları örgütleri, yaralanmaların büyük bir kısmının güvenlik güçleri tarafından kullanılan saçma ve plastik mermiler nedeniyle gerçekleştiğini rapor ediyor.
Gözaltı Sayıları ve Coğrafi Dağılım
Protestoların coğrafi kapsamı, huzursuzluğun yerel bir tepki olmaktan çıkıp ulusal bir krize dönüştüğünü kanıtlıyor. HRANA verilerine göre, eylemler İran'ın idari yapısının neredeyse tamamına yayılarak 27 eyalette etkili oluyor. Gösterilerin bastırılmasına yönelik yürütülen operasyonlarda gözaltı sayıları binli rakamları aştı. Şu ana kadar 1.203 kişinin gözaltına alındığı belirtilirken, bu kişilerin hukuki durumu ve tutuldukları yerler konusundaki belirsizlik sürüyor.

Resmi Makamların Tutumu ve Medyanın Tavrı
İranlı yetkililer, protestoların başladığı ilk günden bu yana resmi ölü ve yaralı sayılarına ilişkin şeffaf bir veri paylaşmadı. Devlet medyası, sokaklardaki hareketliliği ve talepleri "dış kaynaklı provokasyon" olarak nitelendiriyor ve olayları güvenlik ekseninde ele alıyor. Ancak bağımsız kaynaklar ve yerel gözlemciler, halkın sokağa dökülmesindeki temel motivasyonun siyasi değil, tamamen ekonomik temelli olduğunu vurguluyor. Enflasyon, işsizlik ve alım gücündeki dramatik düşüş, gösterilerin ana yakıtını oluşturmaya devam ediyor.

Yorumlar
Kalan Karakter: