UNESCO Gastronomi Şehri Erzurum, sahip olduğu binlerce yıllık Türk mutfak kültürü, Palandöken Kayak Merkezi, yüksek irtifa kamp merkezleri ve gastronomi turizmi vizyonuyla Türkiye’nin yeni kalkınma modeli olmaya hazırlanıyor. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen’in öncülüğünde yürütülen çalışmalar; turizm, yerel üretim, istihdam ve şehir markalaşmasını aynı hedefte buluşturarak Erzurum’u dünyanın önde gelen gastronomi destinasyonlarından biri hâline getirmeyi amaçlıyor.
UNESCO Gastronomi Şehri Erzurum: Yeni Bir Turizm ve Kalkınma Vizyonu
ERZURUM — Artık Erzurum yalnızca Palandöken’in zirveleriyle, tarihî eserleriyle ve Dadaş kültürüyle anılan bir şehir değil; UNESCO Gastronomi Şehri kimliğiyle Türk mutfak kültürünü uluslararası platformlarda temsil eden önemli şehirlerden biri olarak yeni bir vizyon ortaya koyuyor.
Bu gelişme, yalnızca Erzurum mutfağının tanınırlığını artıran bir unvan olarak değil; turizm, tarım, hayvancılık, yerel üretim, kültürel miras ve istihdamı aynı hedefte buluşturan kapsamlı bir kalkınma anlayışı olarak değerlendiriliyor.
Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen tarafından ortaya konulan gastronomi vizyonu da bu dönüşümün temelini oluşturuyor. Amaç; Erzurum’u yalnızca Türkiye’nin önemli kış turizmi merkezlerinden biri olarak değil, gastronomi turizmiyle de dört mevsim yaşayan, uluslararası ölçekte tanınan bir şehir hâline getirmek.
Bu vizyon doğrultusunda gastronomi festivalleri, yöresel ürünlerin tanıtımı, tarihî yemeklerin kayıt altına alınması, yerel üreticinin desteklenmesi ve şehrin gastronomi markasının güçlendirilmesine yönelik çalışmalar yürütülüyor.
Erzurum’un en büyük avantajlarından biri ise birbirini tamamlayan üç stratejik güce sahip olmasıdır: Palandöken Kış Turizmi, Yüksek İrtifa Spor Kamp Merkezleri ve UNESCO Gastronomi Şehri kimliği.
Her yıl dünyanın farklı ülkelerinden futbol kulüpleri ve profesyonel spor ekipleri yüksek irtifa kampları için Erzurum’u tercih ediyor. Bu ziyaretçilerin Erzurum mutfağını tanıması, yöresel ürünleri deneyimlemesi ve şehirde daha uzun süre konaklaması; gastronomi turizminin ekonomik etkisini daha da artırabilecek önemli bir fırsat sunuyor.
Bu yaklaşım yalnızca şehir merkezini değil; İspir’den Olur’a, Tortum’dan Uzundere’ye, Pasinler’den Hınıs ve Tekman’a kadar Erzurum’un üretim coğrafyasını da kapsayan yeni bir kalkınma modeli oluşturabilir. Yerel üreticinin güçlenmesi, kadın girişimciliğinin desteklenmesi, gençlere yeni istihdam alanları açılması ve coğrafi işaretli ürünlerin uluslararası pazarlara taşınması bu vizyonun temel hedefleri arasında yer alıyor.
Erzurum mutfağı; cağ kebabı, kadayıf dolması, civil peyniri, göğermiş peynir, kete, ayran aşı, kesme çorbası, herise ve daha birçok tarihî lezzetiyle yalnızca bir yöresel mutfak değil, Türk gastronomi kültürünün yaşayan hafızalarından biridir.
Bugün UNESCO Gastronomi Şehri Erzurum’un önünde yeni bir hedef bulunuyor: sahip olduğu tarihî ve kültürel mirası, güçlü turizm altyapısı ve üretim potansiyeliyle birleştirerek dünyanın örnek gastronomi destinasyonlarından biri olmak.
Bu hedef, yalnızca Erzurum’un değil; Türk gastronomi kültürünün uluslararası görünürlüğünü artıracak, Türkiye’nin turizm çeşitliliğine katkı sağlayacak ve bölgesel kalkınmayı destekleyecek stratejik bir fırsat olarak öne çıkıyor.
Haber: Reşat AYDIN
Yorumlar
Kalan Karakter: