Donald Trump’ın paylaştığı ve Maduro’yu elleri kelepçeli, gözleri bağlı şekilde USS Iwo Jima gemisinde gösteren o fotoğraf, aslında tüm dünyaya verilmiş açık bir gözdağıydı. Ancak bu operasyonun arkasındaki gerçek neden, bize sunulan "uyuşturucu ile mücadele" masalından çok daha derin ve karanlık bir senaryoyu barındırıyor.
Dünya kamuoyu olayı bir "narko-devlet" operasyonu olarak izlerken, asıl bakmamız gereken yer küresel finansal sistemdeki çatlaklar. Mesele sadece bir diktatörün devrilmesi değil, Maduro’nun petrol ticaretinde ABD dolarını devre dışı bırakarak kripto paralar ve Yuan üzerinden ticaret yapma girişimidir. Atlantik Konseyi’nin bir ay önce yayınladığı raporlar, Venezuela’nın bu hamlesinin Petro-dolar sistemi için nasıl bir tehdit oluşturduğunu açıkça ortaya koyuyordu. Amerika, çökmekte olan hegemonyasını korumak için en sert kartını oynadı ve bir devlet başkanını, kongre onayı dahi almadan, savaş ilanı olmaksızın ülkesinden kaçırdı.
İran ve Berlin’de Tehlike Çanları Çalıyor!
Gözler Venezuela’dayken, dünyanın diğer uçlarında da eş zamanlı bir kaos senaryosu işletiliyor. İran’da sızdırılan ve bankalara gönderilen gizli belgeler, ülkenin finansal sisteminin çöküşe hazırlandığını ve büyük bir ekonomik krizin kapıda olduğunu belgeliyor. Aynı günlerde Berlin’de gerçekleşen sabotaj eylemleri ise binlerce evi elektriksiz ve ısıtmasız bıraktı. Tüm bu olaylar birbirinden bağımsız gibi görünse de, büyük resimde küresel sistemin yeniden dizayn edildiği sancılı bir sürecin başladığını gösteriyor.
Elon Musk’ın yapay zeka Grok üzerinden başlattığı "bikini furyası" ise kitleleri oyalayan absürt bir gündem maddesi olarak önümüze düştü. Ancak gerçek dünya, sanal eğlencelerin ötesinde, devlet başkanlarının kaçırıldığı ve altyapıların çökertildiği sert bir dönemece girdi. Şimdi herkesin aklındaki o korkutucu soru şu: Maduro gitti, peki sırada kim var?
Nicolas Maduro Kimdir?
Venezuela Devlet Başkanı olan Nicolas Maduro, Hugo Chavez’in ardından ülkenin başına geçen ve Amerikan karşıtı politikalarıyla tanınan bir liderdi. Ülkesini dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip olmasına rağmen derin bir ekonomik krize sürükleyen Maduro, son dönemde ABD yaptırımlarını delmek için dijital varlıkları ve Çin ile stratejik ortaklıkları kullanıyordu. Onun "paket edilmesi", sadece şahsına değil, dolar hegemonyasına başkaldıran tüm liderlere yönelik bir tehdit niteliği taşıyor.

Yorumlar
Kalan Karakter: