Haydar Aliyev’in dayısının kızı, yazar ve publisist, “Modern Gelişim ve Aile” Başkanı ve Yeni Azerbaycan Partisi Veteranlar Konseyi üyesi Zerife Guliyeva, Milli Lider’e dair aile hatıralarını, Azerbaycan’ın yakın tarihini ve bugünkü Zafer yolunu Son Havadis Azerbaycan Temsilcisi Aygül Bağırova’ya anlattı.
Azerbaycan halkının Milli Lideri Haydar Aliyev’in doğumunun 103. yıl dönümü vesilesiyle, onu aile çevresinde yakından tanıyan isimlerden biri olan Zerife Guliyeva ile özel bir söyleşi gerçekleştirdik.
Haydar Aliyev’in dayısının kızı olan Zerife Guliyeva, uzun yıllar sağlık alanında çalışmış, ardından yazarlık, toplumsal faaliyetler ve sosyal çalışmalarıyla tanınmış bir isimdir. “Modern Gelişim ve Aile” Başkanı, Yeni Azerbaycan Partisi Veteranlar Konseyi üyesi olan Guliyeva, bu söyleşide hem aile hafızasında yaşayan Haydar Aliyev’i hem de Azerbaycan’ın büyük dönüşüm yolunu anlattı.
— Zerife Hanım, Türkiye’deki okuyucularımız için sizi biraz daha yakından tanıyalım. Meslek hayatınız nasıl başladı?
— Uzun yıllar sağlık alanında görev yaptım. Kore Doğu Tıbbı Kliniği’nde 12 yıl başhekim olarak çalıştım. Daha sonra hayatımda edebiyat, yayıncılık ve toplumsal faaliyetler daha geniş yer tuttu. Azerbaycan Yazarlar Birliği üyesiyim. Bugüne kadar sekiz edebi kitabım yayımlandı.
44 günlük Vatan Savaşı’ndan sonra içimde çok güçlü bir sorumluluk duygusu doğdu. O büyük tarihi, kahramanlarımızın fedakârlığını, şehitlerimizin aziz hatırasını gelecek kuşaklara ulaştırmak istedim. Bu düşünceyle Haydar Aliyev’in 100. yılına ithaf edilen bir kitap kaleme aldım. Ardından Vatan Savaşı, şehitlerimiz ve gazilerimizle ilgili çalışmalarımı sürdürdüm.
Şehit aileleri ve gazilerle sürekli bir araya geliyorum. Onlarla birlikte Şuşa’ya, Ağdam’a, Hankendi’ye ziyaretlerimiz oldu. Evlatlarının canı pahasına işgalden kurtarılan topraklara ayak basan anne ve babaların gözlerindeki duygu, insanın yüreğinde derin bir iz bırakıyor. O anlarda hem büyük bir hüzün hem de tarifsiz bir gurur yaşanıyor.
— Haydar Aliyev’i aile içinde tanıyan biri olarak onu nasıl anlatırsınız?
— Haydar Aliyev, Azerbaycan’ın devlet aklını inşa eden, milleti en zor dönemlerden çıkaran büyük bir liderdi. Onun adı Azerbaycan halkının hafızasında güven, istikrar, devletçilik ve gelecek duygusu ile birlikte anılır.
Azerbaycan çok ağır dönemlerden geçti. 20 Ocak faciası, Hocalı soykırımı, savaş, işgal, iç karışıklıklar… Biz bu sürecin canlı tanıklarıyız. Halkın kendini sahipsiz hissettiği, devlet düzeninin sarsıldığı bir zamanda Haydar Aliyev’in sesi Azerbaycan halkı için büyük bir dayanak oldu. Onun Moskova’da yaptığı tarihi açıklama halkımıza moral verdi, dünyaya ise Azerbaycan’ın haklı sesini duyurdu.
— Sizin hafızanızda aile ortamındaki Haydar Aliyev nasıl kaldı?
— Haydar Aliyev çok heybetli, disiplinli, sözü ağır basan bir insandı. Fakat onu yakından tanıyanlar kalbindeki inceliği de çok iyi bilirdi. İnsanları dikkatle dinler, karşısındakinin derdini, sevincini ve kaygısını hissederdi.
Biz ailece onlara giderdik. Çoğu zaman işten geç dönerdi. Devlet meseleleri onun hayatının merkezinde idi. Babam da güvenlik organlarında görev yaptığı için aralarında hizmet, vatan ve sorumluluk üzerine konuşmalar olurdu. Ben o sohbetlerde devlet adamlığının nasıl büyük bir irade, sabır ve akıl gerektirdiğini görürdüm.
Benim için çok kıymetli bir hatıra da var. Üniversiteyi bitirdikten sonra akademisyen Zerife Aliyeva benim göz doktoru olmamı arzuluyordu. Ben bu alanda kendimi rahat hissetmediğimi söylemiştim. Daha sonra bir görüşmede Haydar Aliyev benim için “bu kız kurumda çalışmalı” diye fikir bildirdi. Ardından Nizami Rayon Parti Komitesi’nde şube müdürü olarak görevlendirildim. Bu güven benim hayatımda çok özel bir yere sahiptir.
— Haydar Aliyev’in karakterinde sizi en çok etkileyen özellik neydi?
— Onun en büyük özelliği milletini yürekten sevmesi idi. Haydar Aliyev için Azerbaycan yalnız bir ülke adı taşımıyordu; onun ömrünün anlamı, mücadelesinin özü idi. Nerede olursa olsun, hangi görevde bulunursa bulunsun, düşüncesinin merkezinde Azerbaycan vardı.
O, insanlara değer veren, kadroların yetişmesine önem gösteren, gençlerin yolunu açan bir liderdi. Her işte sorumluluk isterdi. Çalışkanlığı, hafızası, insanları tanıma kabiliyeti ve olayları önceden görme gücü onu diğer liderlerden ayırıyordu.
— 1993 yılı Azerbaycan için tarihi bir dönüm noktası oldu. O günleri nasıl hatırlıyorsunuz?
— 1993 yılı Azerbaycan için son derece ağır bir dönemdi. Topraklarımızın önemli bir kısmı işgal altındaydı, cephede savaş sürüyordu, ülke içinde ayrılıkçı eğilimler güçlenmişti. Devletin parçalanması tehlikesi artık herkes tarafından hissediliyordu.
Böyle bir zamanda halk doğru adresi gördü ve Haydar Aliyev’e yöneldi. Çünkü insanlar onun büyük devlet tecrübesine, siyasi iradesine ve Azerbaycan’a bağlılığına inanıyordu. Haydar Aliyev Bakü’ye makam arzusu ile gelmedi; halkın çağrısı ile geldi. Onun gelişiyle Azerbaycan yeniden toparlandı, devlet kurumları güç kazandı, halk yarına daha güvenle bakmaya başladı.
— Haydar Aliyev’in Sovyet dönemindeki hizmetlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
— Haydar Aliyev’in bütün hayatı Azerbaycan’a hizmetle geçti. 1969 yılında Azerbaycan yönetimine başlamasıyla ülkenin gelişiminde yeni bir dönem açıldı. Sanayi alanında büyük projeler hayata geçirildi, tarım güçlendi, eğitim ve sağlık alanlarında ciddi ilerlemeler sağlandı, kültür hayatı canlandı.
O dönemde Azerbaycan’ın ekonomik imkanları genişledi, yeni iş alanları açıldı, şehirlerin çehresi değişti. Haydar Aliyev özellikle Azerbaycanlı kadroların yetişmesine büyük önem verirdi. Çünkü geleceğin sağlam devlet yapısı için eğitimli, milli ruhlu ve sorumluluk sahibi insanların yetişmesini çok önemli görürdü.
— Akademisyen Zerife Aliyeva’yı nasıl hatırlıyorsunuz?
— Zerife Aliyeva büyük bir bilim insanı olduğu kadar çok zarif, asil ve merhametli bir hanımefendi idi. Göz hastalıkları alanındaki çalışmaları Azerbaycan tıbbı için son derece önemliydi. Özellikle trahom hastalığına karşı yaptığı araştırmalar ve bilimsel çalışmaları binlerce insanın sağlığına hizmet etti.
O, hastalarına yalnız doktor gözüyle bakmazdı; onların acısını yüreğinde hissederdi. Aile içindeki duruşu da aynı derecede zarif ve anlamlıydı. Zerife Aliyeva, Azerbaycan kadınının ilim, aile, merhamet ve ahlak bakımından en güçlü örneklerinden biridir.
— Haydar Aliyev’i aile başkanı olarak nasıl tanıdınız?
— Haydar Aliyev büyük devlet adamı olduğu kadar ailesine derinden bağlı bir insandı. Zerife Hanım’a duyduğu saygı, sevgi ve güven aile içinde herkes tarafından hissedilirdi. Ailede disiplin, büyüğe saygı, milli değerlere bağlılık ve vatana sevgi çok güçlü idi.
Bugün bu terbiyenin izlerini Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in ailesinde de görmek mümkündür. Devlete hizmet, halka bağlılık, milli ve manevi değerlere sahip çıkmak bu ailenin yaşam felsefesidir.
— Bugünkü Azerbaycan’ı Haydar Aliyev’in siyasi mirası açısından nasıl değerlendiriyorsunuz?
— Bugünkü güçlü, bağımsız ve muzaffer Azerbaycan Haydar Aliyev siyasi çizgisinin tarihi sonucudur. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev bu yolu büyük kararlılıkla sürdürdü ve Azerbaycan halkına büyük Zafer sevincini yaşattı.
44 günlük Vatan Savaşı sırasında halk devlet başkanının etrafında tek yürek oldu. Her köy, her şehir işgalden kurtarıldıkça halkın yıllar süren hasreti sevince dönüştü. Şuşa’nın kurtuluşu ise bu Zafer’in zirvesi oldu. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in “baba vasiyetini yerine getirdim” sözleri Azerbaycan tarihinin en anlamlı cümlelerinden biri olarak hafızalara kazındı.
— Azerbaycan’ın Birinci Hanımı Mehriban Aliyeva’nın faaliyetlerini nasıl görüyorsunuz?
— Mehriban Aliyeva Azerbaycan kültürünün, milli ve manevi değerlerinin dünyada tanıtılması için çok büyük çalışmalar yürütüyor. Muğamımızın, edebiyatımızın, kültürel mirasımızın uluslararası alanda tanıtılmasında onun hizmetleri büyüktür.
Leyla Aliyeva’nın “Hocalı’ya Adalet” kampanyası Azerbaycan hakikatlerinin dünyaya ulaştırılması bakımından önemli bir misyondur. Arzu Aliyeva’nın kültür ve sinema alanındaki çalışmaları da milli mirasımızın tanıtılmasına hizmet ediyor. Bu ailenin faaliyetinde her zaman Azerbaycan adı, halk ve devlet anlayışı ön plandadır.
— Sizce Haydar Aliyev okulunun bugünkü nesillere en büyük mesajı nedir?
— Haydar Aliyev okulunun en büyük mesajı devlete sadakat, millete hizmet, milli kimliğe bağlılık ve vatan sevgisidir. Onun “Ben gurur duyuyorum ki Azerbaycanlıyım” sözü bir milletin ruhunu ifade eden büyük bir düşüncedir.
Vatan bizim için kutsal bir kavramdır. Bu yüzden “ana vatan”, “ana toprak” diyoruz. İnsan annesine nasıl bağlıysa, toprağına da o sevgiyle sahip çıkmalıdır. Haydar Aliyev bütün ömrüyle bize bunu öğretti.
— Son olarak kadınlara ve gençlere hangi mesajı vermek istersiniz?
— Azerbaycan kadınları için akademisyen Zerife Aliyeva’nın hayatı çok değerli bir örnektir. Onun bilimdeki emeği, aileye bağlılığı, insanlara merhameti, manevi zarafeti her hanım için büyük bir okul niteliği taşır.
Bugünkü gençler Haydar Aliyev’in hayat yolunu derinden öğrenmelidir. Çünkü onun düşüncelerinde devletçilik var, vatan sevgisi var, halk karşısında sorumluluk var. Haydar Aliyev ömrünü Azerbaycan’a adadı. Bugün onun adı halkımızın kalbinde, devletimizin gücünde, işgalden kurtarılan topraklarımızda ve gelecek nesillerin hafızasında yaşamaktadır.
Yorumlar
Kalan Karakter: