Olay, 31 Ağustos 2025'te gece saatlerinde Mersin'in Toroslar ilçesi Akbelen Mahallesi'nde yaşandı. 16 yaşındaki Hiranur Aygar, park halindeki otomobilde başından tabancayla vurulmuş halde bulundu. Genç kızı ağır yaralı olarak hastaneye götüren erkek arkadaşı Hüseyin Arda Şark (19), ilk ifadesinde olayın intihar olduğunu öne sürmüştü. Ancak çelişkili beyanlar üzerine başlatılan soruşturmada Şark ifadesini değiştirerek, boş sandığı tabancayla şakalaşırken tetiğe bastığını itiraf etti.
Hiranur Aygar davasında tanıklar ne anlattı?
Duruşmaya tutuklu sanıklar Hüseyin Arda Şark (19), Mustafa Zeybek (27) ve Nazmi Çetin (20) cezaevinden SEGBİS aracılığıyla katıldı. Tanık olarak dinlenen büfe sahibi G.Y., olay gecesi saat 22.30 civarında Şark'ın dükkanına gelip alışveriş yaptığını belirtti. İçeride müzik çalması ve kapıların kapalı olması nedeniyle herhangi bir silah sesi duymadığını, olayı ancak polisin gelmesiyle öğrendiğini ifade etti.
Hiranur'un arkadaşı M.E. ise son derece kritik bir tanıklık yaptı. M.E., olay günü Hiranur ile mesajlaştıklarını ve genç kızın kucağında silah bulunan bir fotoğraf gönderdiğini anlattı. Hiranur'un mesajda silahın kendisine emanet edildiğini ancak korktuğunu yazdığını belirten M.E., Hiranur'un asker eğlencesine gitmek istemediğini ama eski sevgilisinin de orada olduğu söylenerek ikna edildiğini aktardı.
Sanıklar suçlamaları reddetti, anne isyan etti
Ana sanık Şark, tanık beyanlarını kabul ettiğini ancak müşteki taraf avukatlarının uyuşturucu ticareti ve kasıtlı öldürme iddialarını reddettiğini söyledi. Müşteki avukatları ise Şark'ın uyuşturucu ticareti yaptığı yönünde iddialarda bulunarak bilirkişi raporunun eksik hazırlandığını ve ek iddianame düzenlenmesini talep etti.
Duruşmada söz alan anne Gülten Tan, kızının uyuşturucu çetesinin eline düştüğünü iddia etti. Çevresinde bu insanlar hakkında olumlu tek bir söz duymadığını belirten Tan, sadece kızını değil tüm aileyi öldürdüklerini söyledi ve en ağır cezanın verilmesini istedi.
Hiranur Aygar olayında neler yaşanmıştı?
Soruşturma sürecinde ortaya çıkan detaylara göre Şark, ilk ifadesinde Hiranur'un tabancayı alarak kendi başına ateş ettiğini ileri sürmüştü. Ancak diğer şüphelilerin çelişkili beyanları üzerine Cinayet Büro Amirliği kapsamlı bir çalışma başlattı. Şark ikinci ifadesinde, asker eğlencesinden döndükten sonra bir büfede durduklarını, arabanın dışında sigara içerken şakalaşma amaçlı tabancayı Hiranur'un alnına dayadığını ve tetiğe bastığını itiraf etti. Olayın ardından Hiranur'u hastaneye götürmek yerine önce ağaçlık bir alana bıraktıkları, ardından geri dönüp hastaneye ulaştırdıkları tespit edildi. Ağaçlık alanda kan izlerine de rastlandı.
İddianamede Şark, "çocuğa karşı kasten öldürme" ve "ruhsatsız silah bulundurma" suçlarından yargılanırken, Zeybek ve Çetin "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan yargılanıyor. Mahkeme heyeti, HTS kayıtlarında sanıklarla irtibatlı olduğu tespit edilen kişilerin tanık olarak dinlenmesine ve eksikliklerin tamamlanmasına karar vererek duruşmayı 13 Mart tarihine erteledi. Sanıkların tutukluluk hali devam ediyor.

Yorumlar
Kalan Karakter: