Ermenistan, 2017'den bu yana ilk kez düzenlenen olağan parlamento seçimleri için yarın sandık başına gidiyor. Yaklaşık 2,5 milyon kayıtlı seçmenin bulunduğu ülkede, 101 sandalyeli parlamentoya girebilmek için 18 farklı aday listesi kıyasıya bir rekabet içinde. Seçimler, Türkiye ve Azerbaycan ile normalleşme süreçlerinin yanı sıra Rusya ve Batı eksenindeki dengelerin yeniden kurulması açısından büyük önem taşıyor.
Paşinyan’ın Vizyonu ve Muhalefetin Tepkisi
Başbakan Nikol Paşinyan, seçmen karşısına "Gerçek Ermenistan" vizyonuyla çıkıyor. Paşinyan yönetimi, komşularla iyi ilişkiler, bölgesel ticaret yollarının açılması ve Batı'ya daha güçlü bir yönelim hedefliyor. Paşinyan, ülkenin uluslararası alanda tanınan sınırlarına odaklanarak, yayılmacı hayallerden uzak bir kalkınma modelini savunuyor.
Muhalefet kanadı ise bu politikaları "tavizci" olarak nitelendiriyor. Eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan ve iş insanı Samvel Karapetyan liderliğindeki muhalefet grupları, güvenlik odaklı bir yaklaşım, Rusya ile stratejik koordinasyonun güçlendirilmesi ve ulusal değerlerin korunması vaatleriyle seçmenden destek arıyor.
Kararsız Seçmen ve Baraj Engelinin Etkisi
Seçim barajı partiler için yüzde 4, ittifaklar için ise yüzde 10 olarak belirlendi. Bu yüksek baraj, muhalif oluşumların seçime tek başına girmesini zorunlu kılıyor. Anketlerde Başbakan Paşinyan'ın "Sivil Sözleşme Partisi" rakiplerinin önünde yer alsa da, yüzde 23 civarındaki kararsız seçmenin yönelimi, Paşinyan'ın parlamentoda hedeflediği üçte iki çoğunluğa ulaşıp ulaşamayacağını belirleyecek.
Bölgesel ve Uluslararası Etkiler
Seçimler, Türkiye ve Azerbaycan başta olmak üzere bölgesel aktörler tarafından dikkatle izleniyor. Azerbaycan, barış anlaşması için Ermenistan Anayasası'ndaki bazı maddelerin değiştirilmesini şart koşuyor. Paşinyan’ın bu adımları atabilmesi için parlamentoda güçlü bir çoğunluğa ve halk desteğine ihtiyacı var. Seçimler, AGİT ve diğer uluslararası gözlemci heyetleri tarafından şeffaflık açısından denetlenecek.
Yorumlar
Kalan Karakter: