İsrail’in 7 Ekim 2023’te başlattığı saldırılar, aradan geçen yaklaşık üç yıla rağmen şiddetinden hiçbir şey kaybetmedi. Gazze’deki Sağlık Bakanlığı, hayatını kaybedenlerin sayısının 73 bin 66’ya ulaştığını duyururken, bölgeden gelen görüntüler insani krizin boyutlarını gözler önüne seriyor.
İsrail ordusunun bölgeye yönelik yürüttüğü askeri operasyonlar, ilan edilen ateşkes anlaşmalarına rağmen dehşet verici bir seyir izlemeye devam ediyor. Gazze’deki Sağlık Bakanlığı’nın paylaştığı son veriler, bölgedeki trajedinin her geçen gün daha da derinleştiğini kanıtlıyor.
Rakamlarla İnsani Felaket
Son 24 saat içinde Gazze’deki hastanelere getirilen 8 cenaze ve 26 yaralı ile birlikte, toplam can kaybı 73 bin 66’ya, yaralı sayısı ise 173 bin 514’e yükseldi. Bakanlık, yıkılan binaların enkazı altında veya yollarda hala ulaşılamayan çok sayıda kurbanın bulunduğunu, bu nedenle gerçek sayının açıklanan verilerin çok üzerinde olabileceğini vurguluyor.
11 Ekim 2025 tarihinde yürürlüğe giren ateşkes sürecinde bile saldırıların devam etmesi dikkat çekiyor. Ateşkesin başlangıcından bu yana geçen sürede İsrail saldırıları sonucu 1053 kişi yaşamını yitirdi, 3 bin 406 kişi ise yaralandı.
"Mekânsal Hafıza" Hedefte: Sistemli Yıkım Operasyonları
Sadece can kayıpları değil, Gazze’nin fiziksel varlığı da sistematik bir şekilde yok ediliyor. Görgü tanıklarının aktardığı bilgilere göre, İsrail ordusu son dönemde Refah, Han Yunus ve Gazze şehrinde büyük çaplı "mekânsal yıkım" operasyonları başlattı.
-
Güvenli Bölge Kalmadı: İsrail ordusu, Han Yunus’un kuzeybatısındaki az sayıda ayakta kalan binayı da yıkarak bölgeyi "güvenli bölge" statüsünden tamamen çıkardı.
-
Demografik ve Kültürel Silinme: Gözlemciler, bu yıkımların sadece enkaz temizliği olmadığını; bölgenin demografik yapısının değiştirilmesini ve şehirlerin mekânsal hafızasının (tarihi, mimari ve kültürel dokusunun) tamamen silinerek halkın geri dönüş imkânının fiziksel olarak yok edilmesini amaçladığını belirtiyor.
-
Topçu Desteği: Özellikle Refah’ın kuzeybatısındaki yıkımlarda şiddetli topçu atışlarının kullanılması, bölgenin yaşanmaz hale getirilmesi stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Uluslararası Tepkisizlik ve Yerleşim Politikası
Gazze’de yıkım sürerken, İsrailli aşırı sağcı hükümet kanadından gelen açıklamalar da dikkat çekiyor. İlgili bakanların Batı Şeria’da 160 yeni kaçak yerleşimin kurulmasıyla övünmesi, bölgedeki saldırıların sadece bir askeri operasyon değil, geniş kapsamlı bir toprak ve demografi politikası olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Gazze halkı, bir yandan enkaz altında kalan yakınlarını ararken, diğer yandan "yurtsuzlaştırılma" tehdidiyle karşı karşıya kalarak, tarihin en büyük insani dramlarından birini yaşamaya devam ediyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: