İlber Ortaylı’ya göre bir şehri gezmek, sadece turist gibi dolaşmak değil; o şehrin ruhuyla hemhal olmaktır. İşte Hoca'nın favori üçlüsü:
-
Semerkand (Özbekistan): "Mavi kubbeli inci" olarak tanımladığı bu şehre aşıktı. Özellikle geceleri Registan Meydanı'nda oturmanın insanı tefekküre daldıran büyüleyici bir ateş seyretmek gibi olduğunu söylerdi. Türk ve İslam tarihinin mimari zirvesini burada görürdü.
-
Floransa (İtalya): Rönesans'ın kalbi... Hoca, Floransa'yı sadece bir sanat merkezi olarak değil, Avrupa medeniyetinin temellerinin atıldığı bir açık hava müzesi olarak görür, her sokağında bir tarih notu tutulması gerektiğini vurgulardı.
-
İstanbul (Divanyolu Hattı): Kendi şehri için "Sadece ana caddeyi değil, ara sokakları gezin" derdi. Özellikle Divanyolu, Süleymaniye çevresi ve Galata’nın arka sokaklarını, Roma’dan Osmanlı’ya uzanan katmanlı yapısı nedeniyle gerçek İstanbul olarak nitelerdi.
Yorumlar
Kalan Karakter: