Aslında bizi yoran şeyin ne olduğunu tam olarak ne zaman fark ettik, hatırlayan var mı?
Bir sabah alarm çaldığında mı,
aynı yolu yüzüncü kez yürürken mi,
yoksa akşam olup koltuğa çöktüğümüzde mi?
Karavana bakan çoğu insan bu soruyu hiç sormadan cevap veriyor:
“Zor.”
“Konforsuz.”
“O hayat bana göre değil.”
Ama kimse şunu sormuyor:
Bizim alıştığımız hayat gerçekten bize göre mi?
Sabit hayat insanı bir anda yormuyor.
Yavaş yavaş…
Önce konfor diye giriyor hayatımıza.
Sonra alışkanlık oluyor.
En sonunda da “başka türlüsü zor” cümlesine dönüşüyor.
Karavanda yaşayanların anlattığı şey tam da bu noktada başlıyor.
Bir sabah uyanıyorsun, pencereyi açıyorsun;
manzara değişmiş.
Aynı yatak, aynı kahve kupası…
Ama başka bir gökyüzü.
Şehir hayatında her şey planlı.
Saat kaçta kalkılacak, kaçta çıkılacak, nerede durulacak…
Karavanda plan vardır ama hayat planı sık sık bozar.
Ve işin tuhafı, insan buna kızmak yerine gülmeyi öğrenir.
Sabit hayatta hep “sonra” vardır.
Sonra gezeriz.
Sonra dinleniriz.
Sonra yaşarız.
Karavan ise “şimdi” der.
Hava güzelse kalırsın.
Rüzgâr sertse yol alırsın.
Canın istemiyorsa durursun.
Karavan romantik bir kaçış değildir.
Bazen yağmur suyu deposu dolar,
bazen internet çekmez,
bazen çay tam taşacakken manzara o kadar güzeldir ki müdahale etmeye kıyamazsın.
Ama bir şey olur:
Sabit hayatta hissetmediğin bir hafiflik.
Bir gün durup kendine şunu sorarsın:
Ben bu düzeni sevdiğim için mi buradayım,
yoksa alıştığım için mi?
Belki sabit hayat bizi,
her gün aynı yerde uyuduğumuzda,
her sabah aynı manzaraya baktığımızda,
“yarın da aynısı” dediğimiz anda yordu.
Karavan herkes için bir çözüm değil.
Ama güçlü bir aynadır.
İnsana şunu gösterir:
Hayat sandığımız kadar sabit olmak zorunda değil.
Belki de bizi yoran şey,
çok hareket etmemiz değil;
hiç yer değiştirmememizdi.
Devamı yolda… 🚐✨
Çünkü karavanda hayat, durarak değil; fark ederek yaşanıyor.
Sabit hayat bizi ne zaman yordu?
Sabit hayat insanı bir anda yormuyor. Yavaş yavaş… Önce konfor diye giriyor hayatımıza. Sonra alışkanlık oluyor. En sonunda da “başka türlüsü zor” cümlesine dönüşüyor. Şefika Günyel yazdı...
Yayınlanma :
03.01.2026 12:33
Güncelleme :
03.01.2026 12:33
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: