Tarihin öyle anları vardır ki, onları takvim yapraklarına sığdırmak mümkün olmaz.
Çünkü o günler bir milletin kaderine yazılır.
Bir devletin yarınına...
Bir halkın nefesine...
Bir vatanın yeniden ayağa kalkan ruhuna...
15 Haziran böyle bir gündür.
O gün Azerbaycan ağır sınavların, derin sarsıntıların içinden geçiyordu. Sokaklarda endişe, yüreklerde kaygı, sınır boylarında tehlike, devletin geleceğinde büyük sorular vardı. Vatan, adeta kendi kurtarıcısını çağırıyordu. Tarih suskun bekliyor, halk ise inanıyordu.
Ve o inancın adı Haydar Aliyev’di.
Ulu Önder Haydar Aliyev’in dönüşü, siyasi bir gelişmenin sınırlarını aşarak bir milletin kendi devletine yeniden sarılışı oldu. Parçalanma tehlikesi karşısında milli iradenin dirilişi, karanlığa bürünmüş yarınların içinden doğan büyük ışık olarak tarihe geçti.
15 Haziran, halkın kendi kaderine sahip çıktığı gündür. Devletin devlet gibi ayakta kalma iradesidir. Bağımsızlığın korunup güçlendiği, Azerbaycan adının yeniden güvene, yarına ve birliğe dönüştüğü gündür.
O gün Ulu Önder Haydar Aliyev, halkın sınanmış ruhuna dayanak oldu. Devletçiliğin sütunlarını sağlamlaştırdı. Azerbaycan’ı kaostan istikrara, kaygıdan inanca, tereddütten büyük bir yürüyüşe taşıdı.
Bu yol, ilerleyen yıllarda Zafere dönüştü.
Karabağ’ın özgürlüğüne...
Şuşa’nın yüceliğine...
Büyük Dönüş’ün kutlu adımlarına...
Muzaffer Başkomutan İlham Aliyev’in liderliğinde tarihimizin gurur sayfalarına...
15 Haziran bugün de bize büyük bir hakikati hatırlatır: Devletçilik hafızayla korunur. Vatan sevgisi sadakatle yaşar. Bir halkı güçlü kılan, en zor zamanda doğru liderin etrafında birleşme iradesidir.
Kurtuluştan başlayan yol, bugün güçlü Azerbaycan’ın yoludur. Başını dik tutan Azerbaycan’ın... Sözü imzası kadar sağlam olan Azerbaycan’ın... Zaferden zafere yürüyen Azerbaycan’ın...
15 Haziran; dünün kurtuluşu, bugünün gururu, yarının güvenidir.
Kurtuluşun kutlu olsun, Azerbaycan!
Yorumlar
Kalan Karakter: