Birçok insan için bu sorunun cevabı yıllar öncesine dayanır. Çoğumuz İstiklal Marşı’nı en son lise yıllarında, okul bahçesinde her hafta okurken söyledik. Mezuniyetin ardından ise bu alışkanlık hayatımızdan yavaş yavaş çıkar. Sonrasında marşımızla buluşmamız çoğu zaman milli bayramlar, resmi törenler veya özel anma günleriyle sınırlı kalır.
Kamu kurumlarında çalışanlar ya da üniversitelerde bulunanlar için de durum çok farklı değildir. Yılın yalnızca birkaç gününde yapılan törenlerde saygı duruşunda bulunulur ve İstiklal Marşı okunur.
Ama bir kesim var ki bunu her hafta yapar.
Sporcular.
Her müsabaka öncesinde yapılan saygı duruşu ve ardından hep birlikte söylenen İstiklal Marşı… Sahaya çıkmadan önce yaşanan o an, yalnızca bir seremoniden ibaret değildir. O an; disiplinin, saygının, birlik duygusunun ve sporcu ruhunun en güçlü ifadesidir.
İşte sporcu olmanın farkı burada başlar.

Spor çoğu insan için zaman zaman yapılan bir aktivitedir. Biraz zayıflamak, biraz hareket etmek ya da günlük hayatın stresinden uzaklaşmak için… Oysa sporcu için spor bir hobi değildir. Spor bir yaşam biçimidir.
Sporcu disiplinle yaşar. Kendini geliştirir. Bedeninin kontrolünü eline alır. Mücadeleyi öğrenir. Ve her hafta sahaya çıkarken ülkesinin marşını söylemenin gururunu yaşar.
Belki de sporun insan hayatına kattığı en değerli şeylerden biri budur: karakter.
Eğer siz de her hafta İstiklal Marşı söyleyenler arasında olmak istiyorsanız, spora bir yerinden başlamalısınız.
Sporun bir parçası olabilirsiniz
Üstelik sporun içinde yer almak için mutlaka profesyonel sporcu olmanız da gerekmez.
Özellikle lise eğitimini tamamlamış ev hanımları için spor dünyasının içinde yer almanın farklı yolları vardır. Yüzme, tenis, bilardo, satranç veya masa tenisi gibi branşlarda hakemlik yapmak hem sosyal hayatı zenginleştirir hem de insanı sporun bir parçası haline getirir.
Bu alanlar yüksek efor gerektirmeden sporun disiplinini, heyecanını ve birlik ruhunu yaşamanın güzel yollarıdır.
Unutmayın; spor hayatınızda ara sıra yapılan bir aktivite olmamalıdır. Onu bir yaşam biçimi haline getirdiğinizde hem bedeninizin kontrolünü elinize aldığınızı hem de hayat kalitenizin yükseldiğini fark edersiniz.
Belki de hayatınızdaki en büyük mutluluklardan biri bu olacaktır.
O yüzden fazla beklemeyin. Araştırın, öğrenin ve sporun bir parçası olun.
Esen kalın, sporla kalın.
Bahadır Bulut
Yorumlar
Kalan Karakter: