Dünya, sahnesi hırsla kurulmuş, ışıkları riya ile parlatılmış devasa bir "modern ahlak sirki “ne dönüştü. Bu sirkte her gün binlerce gösteri sergileniyor; ancak en trajik olanı, insanın kendi türsel yetersizliğini, aynada görmeye tahammül edemediği o çiğ çıplaklığını, doğanın dilsiz sakinlerinin üzerine bir pelerin gibi örterek gizlemeye çalışmasıdır. Dilimiz, bu sirkte kırbaç niyetine kullanılan hayvan isimleriyle dolup taşarken, aslında her "öküz", "köpek" ya da "eşek" nidası, insanın kendi erdem iflasının birer tescil belgesidir.
Burada yazdıklarım bir ahırda yaşadığının farkında olmadan sorumsuz hayat süren “insan” üzerinedir…
Antroposentrik Kibrin "Öteki" İmalatı
İnsanoğlu, kurduğu betonarme medeniyetin sahteliği içinde sıkıştıkça, içindeki ilkel dürtüleri dışarı fırlatmak için en kestirme yolu seçmiştir: Canlıyı bir sıfata, varlığı bir hakarete indirgemek. Bu, sadece bir dilsel alışkanlık değil, derin bir antroposentrik (insan merkezli) kibrin tezahürüdür. Birine "öküz" dediğimizde, o hayvanın binlerce yıldır toprağa olan sadakatini ya da sabrını değil; muhatabımızın sergilediği kaba saba, işlenmemiş davranışı kastederiz. Oysa öküz, doğası gereği kaba değildir; o sadece kendi varoluşunun gereğini yerine getirir. Hem de kusursuz! Kabalık, sadece seçme şansı olan bir canlının, yani insanın lügatinde bir "tercih" olarak yer bulur. İnsan, kendi iradesiyle seçtiği bu karanlığı bir hayvanın ismiyle vaftiz ederek, ahlaki sorumluluğunu doğaya ihale eder.
Değerlerin Enkazında Hayvanlaşan Dil
Özellikle dijital çağın yarattığı o büyük illüzyonun içinde, ahlakın metalaşma süreci hızla devam ediyor. Sosyal medyanın o gürültülü koridorlarında, insanlar birbirlerinin fikirlerine tahammül edemediklerinde muhatabını hemen insanlık dairesinin dışına fırlatıverirler. Birini "it" veya "ayı" olarak etiketlediğiniz an, artık ona karşı insani bir sorumluluk hissetmenize, onun onurunu gözetmenize gerek kalmaz. Dil, burada bir köprü değil, bir kafes görevi görür.
Bu sirkte "köpek" kelimesi sadakatin değil, alçaklığın sembolü olarak savrulur. "Eşeklik" tabiri, eşeğin o muazzam tahammül gücüne yapılmış bir hakaret olarak, insanın idrak yollarındaki tıkanıklığı tanımlamak için kullanılır. Bu durum, metaforun sadece iflası değil, aynı zamanda tersyüz edilmesidir. Erdemi hayvana, kusuru ise -ismini gizleyerek- yine hayvandan ödünç alınan sıfata yükleyen insan, bu yolla kendi vicdanını temize çeker. "O bir hayvan gibi davrandı," cümlesi, "Ben o kadar yüce bir varlığım ki, bu çirkinlik ancak benim dışımdaki bir türün eseri olabilir," kibrinin en sinsi dışavurumudur.
Modern Sirkin "Hayvan Terbiyecileri"
Toplumsal yozlaşmanın merkezinde yer alan bu dilsel sefalet, aslında bir "iade-i itibar" krizidir. Bizler, sevindiğimizde "aslanım" diyerek hayvanın gücünü mülkiyetimize geçirmeye çalışırken, kızdığımızda aynı hayvanın ismini bir mermi gibi kullanırız. Bu, doğayı sadece bir hammadde deposu olarak gören zihniyetin, dili de bir "duygu çöplüğü" olarak kullanmasından başka bir şey değildir.
Modern insan, kendi vahşetini meşrulaştırmak için hayvana "hayvan" diyen tek canlıdır. Hiçbir kurt, bir başkasını aşağılamak için "insan gibi" demez. Çünkü doğada "ihanet", "yalan" veya "riyakar nezaketsizlik" gibi kültürel kistler yoktur. Bunlar, sadece insanın icat ettiği ve yönetemediği "üstün" yeteneklerinin yan etkileridir.
Kendi Aynasına Bakamayan İnsan
Bu edebi ve sosyolojik çöküşten kurtulmanın yolu, kelimelerin namusuna sahip çıkmaktan geçer. Birinin nezaketsizliğine "öküzlük" demek yerine, o eylemi kendi adıyla, yani "nezaketsizlik" olarak çağırmak, ahlaki dürüstlüğün ilk adımıdır. Hayvanları birer hakaret öznesi yapmaktan vazgeçtiğimiz gün, belki de insan olmanın o ağır ve sancılı sorumluluğuyla gerçekten yüzleşebiliriz.
Unutmayalım ki, bu modern ahlak sirkinde perdeler kapandığında, geriye ne hayvanın ismi ne de insanın kibri kalacaktır. Geriye kalacak olan tek şey, dilimizle neyi inşa ettiğimiz ya da neyi yıktığımızdır. İnsan, kendi türüne duyduğu öfkeyi hayvana yıkarak yücelemez; sadece kendi küçük ve karanlık dünyasında, dilsiz bir canlının vakarına çarparak parçalanır.
Yorumlar
Kalan Karakter: