Değerler, sürekli olarak başvurduğumuz içsel referanslar olarak, kararlarımıza ve dolayısıyla hayatımıza etki etmektedir. İnsanların veya kurumların ne kadar ahlaklı ve yeterli olduğunu sorgularken ve kıyaslamalar yaparken, sahip olduğumuz bir takım değerlere başvurur, inandığımız ve önem verdiğimiz değerlerden yola çıkarak, başkalarının ne tür bir değer ve davranış biçimine sahip olmaları gerektiği konusunda yargılarda bulunuruz.
Neden bazı çalışanlar işyerlerini, kendilerine aitmiş gibi sahiplenirken, bazıları düşman malı gibi görürler? İnsanların da, kurumların da davranışlarını belirleyen, onların sahip olduğu değerlerdir.
Kurumların, bir değerler sistemi inşa etmek istemesinin sebebi, çok sayıda insanın çalıştığı bir organizasyonda her çalışanın, kimseye danışma gereği duymadan, doğru kararı alabilmesi ve doğruyu yapabilmesi içindir.
Çünkü, bütün ürünler, bütün teknolojiler, bütün stratejiler, bütün iş modelleri, rakipler tarafından taklit edilebilirken, tek taklit edilemeyen, kurumun sahip olduğu değerlerdir.
Değerler kişilik, tutum, algı ve motivasyonları anlamak için temel oluşturmakta ve kurumsal davranışta anahtar bir rol oynamaktadır. Dolayısıyla kurumsal değer sistemi ile çalışanların kuruma bağlılık, iş tatmini ve sonuçta kurumsal başarı düzeyi arasında kuvvetli bir ilişki bulunmaktadır.
Bireyin kendini ifade etmesi ve kendine olan saygısı diğer iş arkadaşlarına, yöneticilerine ve müşterisine verdiği değeri yansıtmasına da etki etmekte ve hem
kendisinin hem de içinde yer aldığı kurumun başarısına katkı sağlamaktadır. Kendine saygısı ve inancı olan her çalışan çevresine ve işine de değer katmaktadır.
Kurumsal değerlerin tüm çalışanlarca benimsenmesi ve uygulanması kurumsal vatandaşlık kavramının güçlenmesine de katkı sağlar. Uzun zaman bir organizasyon içinde yaşayan kişiler, bir süre sonra diğer organizasyonlarda yaşayan kişilerden farklı değer yargılarına ve davranış kalıplarına sahip olurlar. Çalışma süresi ile doğru orantılı olmakla birlikte, bir süre sonra kişiler kendi kimliklerinin yanı sıra kurumsal kimlik ve değerlerde kazanırlar.
Kurum içinde zamanla yerleşen değerler kültürü, kolektif bir iklimin oluşmasına neden olur. Kolektif iklimler ise, benzeri düşünceleri paylaşan bireyleri ahenk içinde
davranmaya yönlendirir.
Değerlerle, bir örgütün temel amaçları, idealleri, standartları yansıtılmakta ve bunlar kurumsal kimlik ve yönetim felsefesi içinde çeşitli biçimlerde dile getirilmektedir.
Kurumsal değerlerin kaynağını, kurum üyelerinin, insan, çevre ve bu ikisinin etkileşimi sonucu ortaya çıkan durumlara ilişkin kabul edilen doğruları oluşturmaktadır. Değerler, kısaca örgütte neyin önemli olduğunu göstermektedir.
Değerler ile yönetmek, geleceği şekillendirmek için gerekli olan temel yapı taşlarının bir araya gelmesini kolaylaştırır. Paylaşılan değerler vasıtasıyla kurum içindeki güven ve motivasyon artar, dolayısıyla alınan karaların ve eylemlerin kalitesi de artar. Böyle bir ortamda çalışanların inisiyatif alma ve fedakarlıkta bulunma seviyeleri de artar.
Yöneticileri, bireysel başarıları kurumsal başarılara dönüştürebilmek için, çalışanları ile birlikte, pozitif olarak algılanan, gelişime ve değişime açık bir değerler sistemi oluşturmalı ve bu değerlerin yerleşmesi için sistemli bir yaklaşım uygulamalıdır.
Bir kurumun, her gün aldığı onlarca, yüzlerce kararın kılavuzu, şirketin sahip olduğu değerlerdir. Başkaları için çok zor olan kararları, değerlerine sadık olan şirketler hiç zorlanmadan alırlar. Çünkü onların aklı çok berraktır, hangi yolun doğru, hangisinin yanlış olduğunu bilirler.
Değerler, insanların da, şirketlerin de pusulasıdır.

Yorumlar
Kalan Karakter: