Duvara koli bandıyla yapıştırılmış muzdan oluşan eser Maurizio Cattelan'ın Comedian adlı çalışmasıdır.
2019'da sergilendiğinde insanların çoğu şu tepkiyi verdi:
"Bunun nesi sanat? Ben de bir muzu duvara bantlarım."
İlginç olan, eserin tam da bu tepkiyi hedefliyor olmasıydı
Duchamp'ın Torunu Gibi
Bu eser, Duchamp'ın Fountain'ının doğrudan mirasçısı gibidir
Duchampda
sıradan bir pisuvarı sanat alanına taşımışdı
Cattelan da sıradan bir muzu sanat alanına taşıdı.
Her ikisinin de temel sorusu aynıydı
Sanat nesnenin kendisinde mi, yoksa ona yüklediğimiz anlamda mı?
Muzun kendisi önemli değildir.
Hatta sergilerde çürüyen muzlar yenisiyle değiştirilir.
Yani "eser" muz değil, fikirdir.
Ekonomik Bir Hiciv
Bir başka katmanda eser, sanat piyasasıyla alay eder.
Çünkü milyonlarca insanın erişemediği sanat piyasasında bazen bir nesnenin değeri:
estetik özelliklerinden,
işlevinden,
üretim maliyetinden
çok daha fazlası olabilir.
Bir muz birkaç liraya alınabilir.
Ama aynı muz sanat galerisinde astronomik rakamlara satılabilir.
Cattelan burada adeta şöyle der:
"Bu sistemin ne kadarını ciddiye almalıyız?"
Değerin Toplumsal İnşası Sosyolojik açıdan bakarsak, para da buna benzer.
Bir banknot: kağıttır.
Ama aynı zamanda değildir.
Çünkü toplum ona değer atfeder.
Aynı şekilde: diploma, marka logosu,
makam, ünvan da büyük ölçüde ortak kabullerle çalışır.
Muz da bu mekanizmayı görünür kılmıştır.
İnsanlar eserin önünde çoğu zaman muzla değil, kendi öfkeleriyle karşılaşırlar. Çünkü eser şu yaraya dokunur:
"Bu kadar basit bir şey nasıl değerli olabilir?"
Bu soru çoğu zaman sanatla ilgili değildir. Derinde şu soruya dönüşür:
"Benim yıllardır emek verdiğim şeylerin değeri nasıl belirleniyor?"
Bu nedenle tepki çoğu zaman estetik değil, varoluşsaldır.
Aslinda bir nevi Modern Dünyanın Aynası gibidir
Eserin en güçlü tarafı şudur:
Muz aslında günümüz toplumunun birçok kurumuna benzer oluşudur onlarin hepsi aslında büyük ölçüde ortak inançlarla ayakta durur:
para, şirket markaları, sosyal medya ünü, lüks tüketim, prestij.
Eser şunu sorar:
"Bir şeyin değeri, onun ne olduğundan mı gelir, yoksa insanların ona inandığından mı?"
Neden İnsanlar Sinirleniyor?
Çünkü eser iki ihtimali de rahatsız edici biçimde açık bırakıyor
Eğer bu sanat değilse, sanat dünyasının ölçütleri sorgulanmalı mı
Eğer bu sanat ise, sanatın ne olduğu hakkındaki sezgilerimiz sorgulanmalıdır.
Her iki durumda da izleyici rahat edemez.
Çağımızın değer, prestij ve dikkat ekonomisi üzerine oldukça keskin bir hicivdir. Özellikle sosyal medya çağında, bazen bir nesnenin kendisinden çok onun etrafında oluşan ilginin değer üretmesini görünür kılar. Bu yüzden eserden çok, eser etrafında kopan tartışma aslında eserin bir parçası haline gelir.
Yorumlar 1
Kalan Karakter: