YÜZLEŞME 1865 yılında Paris de sergilendiğinde Kıyamet koptu.
Edouard Manet Olympia adlı tablosuyla o güne kadar yapılmış çıplak kadın resimlerinden farklı olmayan bir tablo yapmıştı oysaki, çıplak kadın resimleri sanat sayılıyordu elbette.
Yarı çıplak Tanrıçalar, Venüsler, mitolojik fügürler. Yani gerçek değillerdi ama Mane ilk kez o maskeyi indirdi.
Tam o gün çıplak kadın portresiyle bir bahanenin arkasına saklanılan kadını tüm çıplaklığıya sorgulatacaktı.
Bu tablo insanların yüzüne saklamak istedikleri gerçeği çarptı.
Çünkü Parisin elitleri Olipiyayı tanıyordu.
Olympia bir tanrıca değildi. Olympia Paris'te yaşayan gerçek bir kadındı.
Ve herkes onun ne iş yaptığını tabloya baktığında anlayabiliyordu.
İşte skandal burada başladı.
Çünkü insanlar ilk kez bir tabloya bakarken tepkilerini kontrol etmeye çalışıyordu. “Onu tanıdığımı anladılar mı?
Beğenmeli miyim? Beğenmemeli miyim?
Nasıl biri olduğunu anladığımı fark ettirdim mi?
Ünlü Bir fahişe ile göz göze gelmek istemedi kimse herkes tanıyor biliyor ama kimse tanımıyordu.
Herkes kendini ele vermemek için başını eğiyor kendini saklıyor; oysaki olimpiya tüm çıpkalığıya doğrudan izleyicinin gözlerinin içine bakıyordu, sanki bana değil kendine bak der gibiydi.
Olimpia utanmıyordu, başını eğmiyordu, kendini saklamıyordu.
Paris elitleri çıldırdı.
Gazeteler tabloyu ahlaksız ilan etti.
Halk galeyana geldi, onları rahatsız eden şey kendi iki yüzlülüklerini ilk kez bu kadar çıplak görmeleriydi.
Çıplalık ilk kez kutsalından sıyrılmış, sıradanlaşmıştı kimse sıradan yanıyla yüzleşmek istemedi herkes her şeyi biliyordu, tablo ahlaksızdı yapan ahlaksızdı model ahlaksızdı.
Bilmem anlatabildim mi?
Ve bugün aynı tablo modern sanatı parlatan ilk tablolar arasındadır.
Yüzleşmelerdir insanı insan yapan toplumu ileri göturen.
Yorumlar
Kalan Karakter: