Gözler ışığı yakalar, görme ise beynin yaptığı bir yorumdur.
Retinaya düşen görüntü iki boyutlu ve eksiktir. Buna rağmen biz dünyayı üç boyutlu, renkli ve anlamlı algılarız. Beyin parçalı veriyi alır onu bir gerçeklik sahnesine dönüştürür. Hologramlardaki gibi bilgi dağılmıştır, eksiktir, fakat doğru şekilde işlendiğinde bütün bir görüntü ortaya çıkar.
Fizikçi David Bohm ve nörobilimci Karl Pribram yıllar önce çarpıcı bir soru sormuştu.
Belki de sadece beyin değil evrenin kendisi de holografik bir düzen içinde olabilir mi?
Eğer öyleyse gördüğümüz dünya asıl gerçeklik değil daha derin bir düzenin zihnimizde oluşan görüntüsü olabilir.
Gerçekliği mi görüyoruz yoksa beynimizin kurduğu bir sahneyi mi?
Bilim henüz kesin bir cevap veremiyor.
Ama bir şey çok açık; Görmek, sandığımızdan çok daha gizemli bir olay.
Gözlerimizi; sadece ışığı değil, David Bohm’un tanımladığı evrenin gizli düzenini anlamaya çalışan beynimizin antenleri olarak da düşünebiliriz.
Gördüğümüz Dünya Gerçek mi, Hologram mı?
Gözlerimiz sadece ışığı yakalar, ancak "görmek" beynin yazdığı karmaşık bir senaryodur.
Yayınlanma :
13.04.2026 22:20
Güncelleme
: 13.04.2026 22:20
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: