Futbol bir zamanlar mahallede iki taş koyarak kale yapıp oynadığımız, bir biçimde bir futbolcunun formasını alarak o hayran olduğumuz oyuncuya özenerek sabahtan akşama kadar oynadığımız bir oyundu.
Bir ara Zidane'a özeniyordum. Hatta okulda teneffüslerde maç yaparken gol attıktan sonra istavroz çıkarıyordum. Artık kendimi o kadar kaptırmıştım ki sürekli istavroz çıkarmaya başlamıştım.
Sınıf öğretmenim bu durumu fark edip babamı okula çağırdı. Merak edip babama benimle ilgili biraz da çekinerek, "Oğlunuz Hristiyan mı?" diye sormuş. Babam da şaşkın bir şekilde, "Hayır değil. Neden öyle diyorsunuz?" demiş. Öğretmen, "Sürekli arkadaşları arasında istavroz çıkarıyor, diğer arkadaşları da Taha'ya özenip aynı hareketi yapıyorlar. Hem İslami bir ismi hem de Ergenekon soy ismi olmasına rağmen bu şekilde davranmasına çok şaşırdım." demiş.
Babam eve geldi. "Oğlum Hristiyan olmuşsun, haberimiz yok." dedi. Ben de "Hayır olmadım." dedim. Babam, "Hocana bakarak sürekli istavroz çıkarıyormuşsun. Sen nereden öğrendin bu hareketi?" dedi. Babam bu hareketi Zidane'dan görüp yaptığımı anlayınca, "Oğlum onlar Hristiyanların sevinci, bizim ne kültürümüzde ne de dinimizde böyle bir şey yok." dedi. Artık o hareketi yapmamaya başladım.
Bu hikâyeyi şu yüzden anlattım. Futbol bizim çocukluğumuzda o kadar renkli, o kadar heyecan vericiydi ki o duyguları yaşardık. Her takımın bir yıldızı olurdu. Arsenal'de Henry, Barcelona'da Ronaldinho, Real Madrid'de Ronaldo (Brezilyalı), Carlos, Shevchenko, Maldini, Beckham, Pirlo, Del Piero... Daha yüzlerce yıldız...
Bugünkü futbol dünyasında bu kadar yıldız neden yok?
Çünkü artık futbol endüstrileşti. Bir sektör ticaret haline geldi. Takımlar bir yıldız futbolcuya bağlı değil. Artık tek tip monoton sadece galibiyete odaklanan bir futbol endüstrisi var. Artık yıldız futbolcular yok. Her futbolcunun sahaya katkısı yapay zeka tarafından ölçülüyor. Futbolda insanlar gibi robotlaşmaya başladı. Kattığı güzellikler değil sadece neticeye dayalı bir futbol anlayışı geldi. Artık çocuklarda o eski duygulardan mahrum. Bu dünya kupasında kim sabah maç izlemek için uyandı? Bir de bunu 2002 Dünya Kupası ile karşılaştırın. Yeteneği ile ön plana çıkan Brezilya’ya ne oldu? Artık yeteneğin ve özgünlüğün değil, çok çalışan, çok koşan, mücadele edenlerin başarılı olduğu futbol dönemindeyiz.
Yorumlar 1
Kalan Karakter: