Türk sinemasının "Kadir İnanır" efsanesi, 77 yaşında hayata gözlerini yumdu. "Selvi Boylum Al Yazmalım"ın İlyas’ı, "Tatar Ramazan"ın adalet arayan asi yüreği, bugün Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde düzenlenen törenle, gözyaşları ve alkışlar eşliğinde sinema tarihindeki ölümsüz yerini bir kez daha tescilledi.
Yeşilçam’ın "son yakışıklısı" olarak hafızalara kazınan, beyazperdenin hem sert hem de duygusal devi Kadir İnanır, zatürre tedavisi gördüğü hastanede 26 Haziran Cuma günü yaşamını yitirdi. Türk sinemasının o ikonik bakışlarını, adalet tutkusunu ve halkın içinden gelen samimiyetini temsil eden İnanır için düzenlenen veda töreni, sanat ve siyaset dünyasını Harbiye’de bir araya getirdi.
"En Büyük Vasiyeti Barıştı"
Törende kürsüye gelen hayat arkadaşı Jülide Kural, gözyaşları içinde yaptığı konuşmayla salonu duygusal bir atmosfere sürükledi. Kural, İnanır’ın sadece bir oyuncu değil, Anadolu’nun ruhu olduğunu vurgulayarak şu sözleri paylaştı:
"O, halkın kendisiydi. Rum'du, Ermeni'ydi, Türk'tü, Arap'tı, Kürt'tü. Bize bıraktığı en büyük vasiyet barış oldu. 'O büyük barışı mutlaka biz kuracağız, halklar kuracak' derdi. Bu vasiyet artık bizim sorumluluğumuzdur."
Jülide Kural: "O, Halkın Kendisiydi"
Gözyaşlarını tutamayan hayat arkadaşı Jülide Kural, usta sanatçının hem sinemacı kimliğini hem de insani değerlerini şu yürek burkan sözlerle anlattı:
"Öncelikle geldiğiniz için hepiniz sağ olun, var olun. Aslına bakarsanız şu anki duygum sadece sessizce durmak. Ancak Kadir'in söylemek istedikleri, haykırmak istedikleri o kadar büyük ki kalbimin buna dayanabileceğini sanmıyorum. Aslında onu hepiniz tanıyorsunuz. Haksızlık karşısında taşan öfkesini, yoksulluk ve adaletsizlik karşısında şahlanan vicdanını, gözyaşlarının o güzel gözlerinin dostu olduğunu, insanlığını biliyorsunuz.
Hayatının en büyük aşkı olan sinemada kendi oyunculuğunu inşa ederken; kalbi, sezgileri, merakı ve hayata gülerek bakabilme cesareti ona hep yol gösterdi. Ben bütün bu süreçlere tanıklık ettim. Bu benim için büyük bir ayrıcalık ve çok özel bir deneyimdi. Kadir İnanır, bir bakışıyla seyircisinin hafızasında yıllarca yaşayacak unutulmaz bir isim oldu. O herkesin ağabeyi, dayısı, sevgilisi ve babasıydı. Aslında halkın kendisiydi. Anadolu'ydu ve bütün halkların dostuydu. Bu yüzden de Rum'du, Ermeni'ydi, Türk'tü, Arap'tı, Boşnak'tı, Kürt'tü.
Bu dünyadayken de, ayrılırken de memleketine bıraktığı en büyük vasiyeti barış oldu. 'O büyük barışı mutlaka biz kuracağız, halklar kuracak' derdi ve bunu dünyanın en güzel gülümsemesiyle söylerdi. Bu vasiyet artık bizim sorumluluğumuzdur. Bir gün mutlaka sevgilim, mutlaka..."
"Türkiye'nin Her Evinden Cenazesi Kalkacak"
Yeğeni Levent İnanır, usta sanatçının yıllar önce söylediği "Türkiye’deki bütün evlerden cenazem kalkacak" sözünü hatırlatarak, İnanır’ın filmleriyle nesiller boyu yaşamaya devam edeceğini belirtti.
Levent İnanır: "O, İçimizde Yaşamaya Devam Edecek"
Yeğeni Levent İnanır, Kadir İnanır'ın sinemaya ve insanlığa olan inancını şu cümlelerle dile getirdi:
"Kadir dayım... Dayım diye başlayacağım. Büyük bir usta, büyük bir aktör, büyük bir insandı. Hayatta öğrendiğim birçok şeyi ondan öğrendim. Yıllar önce verdiği bir röportajda, 'Türkiye'deki bütün evlerden cenazem kalkacak' demişti. Gerçekten de öyle oldu. Yine kendi sözleriyle, 'Benim bedenim gider ama yaptığım filmler yıllar sonra da keyifle izlenmeye devam eder' derdi. Ben onunla vedalaşmıyorum. O, içimizde yaşamaya devam edecek. Zaten yaşıyor."
Menderes Samancılar: "Canım Ağabeyim, Güle Güle"
Yakın dostu Menderes Samancılar, 50 yıllık dostluğun verdiği ağırlığı şu sözlerle ifade etti:
"Hayatın zor anları vardır; bugün de bizim için o zor anlardan biri. Buradan birçok arkadaşımızı uğurladık ama bir gün Kadir Dayı'mızı da buradan uğurlayacağımızı hiç düşünemezdik. Artık 'Hekimoğlu'nu dinlemek bile zor olacak. Kalbimizde dostça sarıldığımız, kocaman bir incir ağacıydı benim için. Barış, kardeşlik ve sevgi dolu bir yürekti. İyi ki hayatımıza girdin, iyi ki ömrümün 50 yılını seninle birlikte geçirdim. Canım ağabeyim, güle güle."
Birol Güven: "Yapay Zekâya Referans Olabilecek Bir Sanatçı"
Sinema Genel Müdürü Birol Güven, İnanır’ın kültürel bir hazine olduğunu vurguladı:
"Hepimizin başı sağ olsun. Bize anlattığı hikâyeler, canlandırdığı karakterler ve yaşattığı duygular gerçekten çok güçlü ve çok derindi. Bence görkemli bir sanatçıydı. Heykel gibi bir insandı; tıpkı Cüneyt Arkın gibiydi. Bugün bizim bir parçamız gidiyor. İnanır, ödüllerle anılacak bir oyuncu değil. Bize büyük bir hazine bıraktılar. Yapay zekâya referans olabilecek kudrette bir sanatçıydı."
Yeğeni Soner Arıca: "Dayımdan Öte, Hayran Olduğum Bir Yıldızdı"
Annesini (Altın Arıca) İnanır’dan sadece üç gün önce kaybeden Soner Arıca, törenin en sarsıcı anlarından birini yaşattı. Dayısının sadece akrabası değil, çocukluk kahramanı olduğunu ifade eden Arıca, "Çocukken yan yana otururken perdeye bir ona baktım, bir perdeye. Benim için yanımda gerçek bir yıldız oturuyordu," diyerek usta oyuncunun derin ve duygusal tarafının az bilindiğine dikkat çekti.
Soner Arıca'nın Duygu Dolu İtirafları
Annesini İnanır'dan sadece üç gün önce kaybeden Soner Arıca, hem bir yeğen hem de bir hayran olarak yaşadığı derin acıyı paylaştı:
"Başımız sağ olsun. Çok şaşkınım ve çok üzgünüm. O sadece benim dayım değildi; aynı zamanda hayranı olduğum büyük bir sanatçıydı. Kendimi bildiğim ilk yıllarda Fatsa'da bir filmini izliyorduk. Bir ona baktım, bir perdeye... Onu her gördüğümde büyük bir heyecan yaşadım. Benim için yanımda gerçek bir yıldız oturuyordu. Onun derin ve çok duygusal bir tarafı vardı. Belki bunu herkes görmedi ama yakınları olarak biz biliyorduk. Annemden üç gün sonra dayımı kaybetmek... Hastalıkları boyunca birbirlerinden haber almak istemeleri de çok duygusal ve tarif etmesi zor bir durumdu."
Bir Devir Kapanıyor: "Krallarımızı Kaybediyoruz"
Sanat camiasının önde gelen isimleri, İnanır’ın ardından derin bir yas tuttu:
-
Tamer Karadağlı: "Bir devir daha kapandı. Krallarımızı birer birer kaybediyoruz. Kadir Abi, bu ülkenin milli değerlerinden biriydi."
-
Menderes Samancılar: "Kadir İnanır gibi bir değeri asla unutmayacağız. Ömrümün 50 yılını seninle geçirdim, iyi ki hayatımıza girdin."
-
Birol Güven: "Yapay zekâya referans olabilecek kudrette, görkemli bir sanatçıydı. Bugün bizim bir parçamız gidiyor."
-
Aslı Kızıltuğ (Manevi Kızı): "Son dönem sohbetlerinizi hiç unutmayacağım. Bana kattığınız şeyleri hiç unutmayacağım. Mekanınız cennet olsun."
-
Halil Ergün: "Büyük bir insanımız kaybettik. 40-50 yıl kadar bu ülkeye izler bıraktı. Bizi yalnız bıraktı ama çok derinlikler bıraktı."
-
Tamer Karadağlı: "Bir devir daha kapandı. Krallarımızı birer birer kaybediyoruz. Kadir Abi sadece ünlü bir oyuncu değil, bu ülkenin milli değerlerinden biriydi."
-
Nursel Köse: "Bu ülkenin hafızası, sinema hafızası. O gitti ama bence filmleriyle, mesajlarıyla bizim yanımızda."
Yeşilçam’dan Sonsuzluğa Bir Ömür
1949 yılında Ordu-Fatsa’da başlayan yolculuğunu Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden sinema setlerine taşıyan Kadir İnanır, 1968’de adım attığı beyazperdede yarım asrı aşkın bir iz bıraktı. "Selvi Boylum Al Yazmalım" ile sinema tarihinin en unutulmaz aşkını simgeleyen İnanır, toplumsal sorunlara duyarlılığı, akil insanlık görevi ve yönetmenlik çalışmalarıyla da çok yönlü bir sanatçı kimliği sergiledi.
Kadir İnanır’ın naaşı, bugün ikindi vakti Levent Barbaros Hayrettin Paşa Camisi’nde kılınan cenaze namazının ardından Ulus Mezarlığı’nda toprağa verilecek.
Yorumlar
Kalan Karakter: