Sosyal medya hesabından açıklama yapan Bakan Şimşek, katma değerli üretim ve enerji bağımsızlığı odaklı politikaların meyvelerini vermeye başladığını ifade etti. Veriler, Türkiye'nin sanayide önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini ortaya koyuyor.
2025 yılı sanayi üretim endeksi verileri
TÜİK tarafından açıklanan verilere göre 2025 yılında genel sanayi üretimi yıllık bazda yüzde 2,6 oranında arttı. Ancak asıl dikkat çeken rakamlar alt kalemlerde ortaya çıktı.
Yüksek teknolojili ürün üretimi yüzde 11,4 ile çift haneli bir büyüme kaydetti. Bu oran, Türkiye'nin teknoloji yoğun üretime yönelik atılımlarının somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Sermaye malları ve enerji üretiminde güçlü performans
Sanayi üretiminin alt kalemlerinde dikkat çeken bir diğer veri sermaye malları üretimi oldu. Bu kalemde yüzde 8,5'lik bir artış gerçekleşti. Sermaye mallarındaki bu yükseliş, yatırım harcamalarının canlılığına işaret ediyor.
Enerji sektöründe ise ham petrol ve doğalgaz çıkarımı yüzde 25,6 gibi çarpıcı bir artış gösterdi. Bu rakam, Türkiye'nin enerji alanında dışa bağımlılığı azaltma hedefine yönelik önemli bir adım olarak öne çıkıyor.
Bakan Şimşek'in değerlendirmesi
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:
"Katma değerli üretimi ve potansiyel büyümeyi güçlendiren, enerjide dışa bağımlılığı azaltan politikalarımızın sonuçlarını almaya devam ediyoruz."
Şimşek, açıklamasının devamında geleceğe yönelik hedefleri de sıraladı: "Katma değeri, yatırımı ve verimliliği önceliklendiren politikalarımızla ülkemizin küresel değer zincirlerindeki konumunu daha da güçlendirmeye devam edeceğiz."
Sanayi üretiminde sektörel dağılım
2025 yılı sanayi üretim endeksi verilerinin detaylarına bakıldığında, teknoloji yoğun sektörlerin genel ortalamanın çok üzerinde performans sergilediği görülüyor. Yüksek teknolojili ürünlerdeki yüzde 11,4'lük artış, orta-yüksek teknolojili ürünlerdeki büyümeyle birlikte değerlendirildiğinde Türkiye sanayisinin yapısal dönüşümüne ilişkin önemli ipuçları veriyor.
Sermaye malları üretimindeki yüzde 8,5'lik artış ise yatırım ortamının canlanmaya başladığını gösteriyor. Bu durum, önümüzdeki dönemde üretim kapasitesinin genişlemesi açısından olumlu bir sinyal olarak yorumlanıyor.
Enerji bağımsızlığında kritik adım
Ham petrol ve doğalgaz çıkarımındaki yüzde 25,6'lık artış, Türkiye'nin enerji politikaları açısından kritik bir gelişme. Özellikle Karadeniz'deki doğalgaz keşiflerinin üretime yansımaya başlamasıyla bu oranın önümüzdeki yıllarda daha da yükselmesi bekleniyor.
Enerji ithalatının cari açık üzerindeki baskısı düşünüldüğünde, yerli enerji üretimindeki bu artış ekonomik dengeler açısından da büyük önem taşıyor. Bakan Şimşek'in "enerjide dışa bağımlılığı azaltan politikalar" vurgusu da bu bağlamda anlam kazanıyor.
Küresel değer zincirlerinde yükseliş hedefi
Şimşek'in açıklamalarında öne çıkan bir diğer nokta, Türkiye'nin küresel değer zincirlerindeki konumunu güçlendirme hedefi. Yüksek teknolojili ürün üretimindeki çift haneli büyüme, bu hedefe ulaşmak için atılan adımların karşılık bulmaya başladığını gösteriyor.
Ekonomi yönetimi, katma değerli üretim ve verimlilik odaklı politikalarla Türkiye'nin ihracat yapısını dönüştürmeyi amaçlıyor. 2025 yılı verileri, bu dönüşümün somut işaretlerini taşıyor.

Yorumlar
Kalan Karakter: