İstanbul’un fethinden sonra ilk şiddetli deprem 16 Ocak 1489 tarihinde olmuştur.
İstanbul’da vukuu bulan depremlerin en şiddetlilerinden biri olarak tarihe geçen 1509 (15 Eylül veya 22 Ağustos) depremi olup, tarihi kayıtlara küçük kıyamet olarak geçmiştir. Merkez üssü tam bilinmemekle (Adalar-Gebze mi) beraber deprem, İstanbul’da değil Edirne’den Çorum’a kadar Anadolu’nun birçok yerinde hasarlar meydana gelmiştir.
Sarsıntılar İstanbul civarında tam 45 gün sürmüştür. O günkü şatlarda İstanbul’da 109 Camii ve mescid,1070 Ev tamamen harap olmuştur.Deprem sırasında Marmara denizinde Tusunami olmuş, bunun sonucunda İstanbul ve Galata surlarını aşan dev dalgalar kıyı kesimlerinde kayda değer hasarlar oluşmuştur. Yıkılan yerler arasında Yedikule ve Kızkulesi de vardır.Fatih Camii ve müştemilatının kubbeleri, Beyazıd camiinin kubbeleri çökmüştür.
Topkapı sarayının önemli kısımları depremden zarar görmüş, II Bayezıt’ın yatak odası dahi çökmüştür. Hatta veziriazam Mustafa Paşanın konağında atlarıyla birlikte 300 kişinin ölmüş olması depremin ne kadar etkili olduğunu göstermektedir. Ölü sayısı bazı kaynaklara göre 15.000 olarak verilmektedir.
Depremden sonra Sultan II.Bayezıd divanı toplayarak İstanbul’un imarı için bir dizi kararlar almıştır. Deprem yaralarını sarmak için ev başına 20 akçe alınmış, her evden de 1 amele görevlendirilmesine karar verilmiştir.
Anadolu’nun diğer sancaklarından 66.000 amele toplanarak İstanbul’a sevk edilmiştir. Bu amelelerin başına da 3000 inşaat ustası tayin edilmiştir. İstanbul’un tamiri çok kıs zamanda tamamlanmış mimar Muradoğlu Hayreddin’in yönetiminde 29 Mart 1510 tarihinde başlayan inşaat faaliyetleri 1 Haziran 1510 tarihinde bitmiştir.
1557 DEPREMİ
30 Nisan 1557 yılında meydana gelen deprem kayda değer hasarlar oluşturmuştur.
1648 DEPREMİ
28 Haziran 1648 yılında güneş batmadan önce ani ve korkunç bir uğultu ile beraber 3 kez şiddetli sarsıntı meydana gelmiş, denizdeki gemiler birbirleriyle çarpışmışlardır.
1690 DEPREMİ
11 Temmuz 1690 Salı gecesi akşam namazında sonra büyük bir sarsıntı olmuş bir çok kagir bina yıkılmıştır.
1719 DEPREMİ
25 Mayıs 1719 senesinde olan deprem merkez üssü İzmit Körfezi civarı olup, başta İstanbul olmak üzere Yalova, Karamürsel, İzmit, Sapanca ve Düzce sallanmıştır.
1754 DEPREMİ
2 Eylül 1754 Salı gecesi 21,30 da olmuş, İstanbul’da büyük hasarlar olmuştur Depremde Yedikule, Edirnekapı arası surların bir kısmı, Fatih ve Bayezıd camilerin kubbeleri, K.Ayasofya camii ve bazı hamamlar zarar görmüştür. Deprem İzmir ,Edirne ve Ankara’da hissedilmiş, Ekim ayı başından itibaren İstanbul’da onarım ve tamir işlerine hız verilmiş, çeşitli vilayetlerden 80.000 civarı inşaat işçisi şehri yeniden inşaa etmiştir.
1766 DEPREMİ
22 Mayıs 1766 Perşembe sabahı, kurban bayramının 3’ü günü olmuştur. Korkunç gürültüler duyulmuş,2 dakika süren şiddetli sarsıntı olmuş,3-4 dakika sonra tekrar bir sarsıntı olmuştur. Depremin artçıları 8 ay devam etmiştir.
1894 DEPREMİ
İstanbul ,3 Aktif fay doğrultusunun üstündedir.
A- İzmit Körfezi-Yalova-Çınarcık-Saros Körfezi
B- Gemlik Körfezi-Mudanya
C- Bolu-Abant-Manyas-Yenice-Gönen-Çanakkale doğrultularında uzanan ve genellikle birbirine paralel olan 3 fay hattı, deprem sırasında İstanbul’u etkisi altına almaktadır.
İstanbul’da17 Ağustos 1999 depreminden önce en son şiddetli deprem 10 Temmuz 1894 olan depremdir. Çok geniş sahada hissedilen ve İstanbul’da ağır hasara sebep olan bu depremle ilgili olarak bizzat II.Abdülhamit Han1894 İstanbul Deprem raporunu hazırlatmıştır.II.Abdülhamit meydana gelen büyük depremin fenni ve ilmi şekilde tetkik edilmesini istemiştir.
Uzman ekip tarafından hazırlanan muhtelif bölgelerde depremin devam ve şiddetine ilişkin rapor 15 Ağustos 1894 tarihinde teferruatlı bir şekilde Fransızca olarak hazırlanmış, tercüme edilerek 20 Ağustos 1894’de Abdülhamit Hana teslim edilmiştir.
Araştırma ve incelemelerin sonucunda 10 Temmuz 1894 Salı günü 12,24’de 3 şiddetli sarsıntıyla başlamış,
Birinci sarsıntıda, 1-2 saniye birçok araç geçiyormuş gibi sesler duyulmuş. Birinci sarsıntıdan sonra çok şiddetli 2’ci sarsıntı olmuş,8-10 saniye sürmüş önemli tahribatlar yapmıştır. Üçüncü sarsıntıda yeryüzü dalgalı bir deniz üzerindeymiş gibi sallanmıştır. İkincisinden hafif olup 3-5 saniye sürmüştür. Aralarında pek az ara olan bu 3 sarsıntı toplam 17-18 saniye sürmüştür.
İstanbul depreminin genişlik ve süre açısından, şimdiye kadar bilinen depremlerin en büyüğünü teşkil ettiği ve çok geniş bir yayılma alanı olduğu tespit edilmiştir. 25 Aralık 1884’de meydana gelen Endülüs depreminin mesafesi ve şiddeti aynı oranda olmayıp 40 Km uzunluğunda ve 10 Km
genişliğinde olduğu, depremin mesafesinin ise mutlaka şiddetleri oranında olmadığına dikkat çekilmektedir.
Depremin merkezi dahilinde olan mahallerin binaları harap olmuş, maddi tahribat çok büyük olmuş, birçok insan enkaz altında can vermiş bir çoğu da yaralanmıştır. İstanbul’un her tarafında tahribat büyük olmuştur. Kapalı Çarşı harabeye dönmüş, altında pek çok insan can vermiştir.
Adadaki ruhban okulu harap olmuş, duvarları yıkılmıştır. Binalardaki kullanılan malzemelerin eksikliği ve depremin merkezine yakın olması binaların hasar görmesine neden olmuştur. Binaların çoğunun ahşap olması kaybın az olmasına neden olmuştur. Ahşap binalar depreme son derece iyi dayanmıştır.
10 temmuzda olan deprem su kaynaklarına da tesir etmiştir.
Kapalıçarşıda 135 ölü,147 yaralı çıkartılmıştır. İstanbul ilçelerinde tahmini 474 ölü,482 yaralı olmuştur.
Yorumlar
Kalan Karakter: