Topuğu ağrıyan hastaların büyük kısmı aynı cümleyle gelir:
“Hocam, bende topuk dikeni var.”
Hatta bazen daha filmi bile çekilmeden tanı konmuş olur. Çünkü ister istemez şöyle bir algı oturmuş: Topuk ağrıyorsa sebebi topuk dikenidir.
Peki gerçekten öyle mi? Şaşıracaksınız ama çoğu zaman değil.
Topuk Dikeni Gerçeği
Topuk dikeni dediğimiz şey, röntgende topuk kemiğinin altında görülen küçük kemiksi çıkıntıdır. Görüntü olarak gerçekten dikene benzediği için adı da buradan gelir. Ama yapılan birçok çalışma artık tereddüt etmeden şunu gösteriyor: Topuk dikeni görülen herkesin topuğu ağrımaz. Hatta bazı insanlarda oldukça belirgin topuk dikeni vardır ama hiçbir şikâyeti yoktur.
Tam tersi de olabilir. Kişinin ciddi topuk ağrısı vardır ama röntgende belirgin bir topuk dikeni görülmeyebilir. Tam da bu yüzden topuk ağrısını sadece röntgendeki o küçük çıkıntıya bağlamak çoğu zaman eksik bir değerlendirmedir.
Ağrının Asıl Sebebi: Plantar Fasiit
Topuk ağrısının en sık nedenlerinden biri plantar fasiit dediğimiz durumdur. Plantar fasya, ayağın altında uzanan, topuktan parmaklara doğru giden sağlam bir bağ dokusudur. Ayağın kavisini destekler, yürürken yükün dengeli dağılmasına yardım eder.
Bu doku özellikle topuğa yapıştığı bölgede zorlandığında, kalınlaştığında, tahriş olduğunda ya da küçük yıpranmalar geliştiğinde ağrı ortaya çıkar. Hastalar genelde çok tipik tarif eder:
“Sabah yataktan kalkınca ilk adımda topuğuma çivi batıyor gibi oluyor.”
Neler Tetikler?
Biraz yürüyünce açılır. Gün içinde uzun süre ayakta kalınca tekrar artabilir. Özellikle sert zeminde yürümek, kilo artışı, uygun olmayan ayakkabı, uzun süre ayakta çalışma, ani yürüyüş/koşu artışı ve hatta anksiyeteli, gergin zamanlar bu tabloyu tetikleyebilir.
Tedavi ve Çözüm
Yani sorun çoğu zaman kemiğin kendisinden değil, kemiğe yapışan yumuşak dokudan kaynaklanır. Bu ayrımı bilmek önemlidir. Çünkü “bende topuk dikeni var” deyince kişi bazen bunu kalıcı, düzelmez, kemiğe ait bir problem sanıyor.
Ancak doğru tedaviyle, doğru ayakkabı seçimiyle, taban desteğiyle, germe ve kuvvetlendirme egzersizleriyle, kilo verme ve yük yönetimiyle ağrı belirgin şekilde azalabilir. Burada önemli olan topuğun neden ağrıdığını doğru anlamaktır. Her topuk ağrısı topuk dikeni değildir. Her topuk dikeni de ağrı yapmaz.
Topuk ağrısında da mesele çoğu zaman dikeni yok etmek değil; o bölgedeki yükü, doku hassasiyetini ve yanlış mekanik zorlanmayı düzeltmektir. Doğru tanı konup doğru ve sabırlı bir tedavi uygulandığında topuk ağrısı kader değildir.
Yorumlar
Kalan Karakter: