Dünya Kupası zaten tatsız tuzsuz başlamıştı, "Bizim Çocuklar" sahaya çıkınca keyfimiz yerine gelir diye umutlanmıştık. Olmadı... Uykusuz kaldığımız sabahın erken saatlerinde, aldığımız mağubiyetle sadece uykumuz değil, neşemiz de kaçtı. Avustralya’nın o sert, aşılmaz duvarına çarptık; pas trafiğinde ağır kaldık, ritmimizi bulamadık.
Montella’nın hamleleri, oyuncu tercihleri, geç kalan değişiklikler... Muhtemelen günlerce bunları konuşup duracağız. Deniz’in fizik gücü, Can’ın o taze enerjisi belki daha erken dahil olabilirdi oyuna. Kerem’in o bildiğimiz patlayıcı gücünü sahada görememek hepimizin canını yaktı. Ama şimdi bunları tartışarak vakit kaybetme günü değil.
Düştüğümüz Yerden, Daha Güçlü Kalkma Zamanı!
Evet, ekran başında tek yürek olmuş milyonları, sabahın köründe formalarını sırtına geçirip umutla bekleyen her bir insanımızı bu sonuç çok üzdü. İçimiz acıdı, doğru. Ama enseyi karartmadan kalan iki maça odaklanma zamanı.
Tarihe dönüp bir bakalım... Biz en son Dünya Kupası sahnesine çıktığımızda da turnuvaya Brezilya yenilgisiyle başlamıştık. Sonrasının nasıl bir destana, nasıl bir dünya üçüncülüğüne dönüştüğünü unutmadık! Biz, kolay yolların değil, zordan dönen hikayelerin takımıyız.
Unutmayın: Biz düştüğümüz yerde kalacak bir milletiz. 2008 Avrupa futbol Şampiyonası en güzel örnek.
Önümüzde savaşacağımız iki maç daha var. ABD maçı bizim için sadece bir grup mücadelesi değil, bir erken final olacak. Bizim çocuklar o formanın ağırlığını da, arkalarındaki milyonların dualarını da çok iyi biliyor. Şimdi eleştirileri bir kenara bırakıp “Bizim Çocuklar”a destek zamanı.
Biz bitti demeden bitmez! Daha söyleyecek sözümüz var!
Yorumlar
Kalan Karakter: