Merhaba kıymetli okuyucularım!
Yıllardır kendi işlerimiz için kullandığımız kalem ile iki kelam da sizin için yazalım dedik.
Dünya Kupası Başladı!
Milyarları peşinden koşturan büyük heyecan nihayet başladı ve futbol dünyasının kalbi Kuzey Amerika’ya taşındı. Ancak turnuva, daha ilk düdük çalmadan turnuvanın önüne geçen büyük tartışmaları da beraberinde getirdi.
Turnuva Öncesi Krizler ve Hayal Kırıklığı Yaratan Açılış
Dünya Kupası başlamadan önce saha dışı olaylar gündeme bomba gibi düştü. ABD’nin İran Milli Takımı’na yönelik tutumu ve Afrika Kupası’nın en iyi hakemine vize verilmemesi, kupaya gölge düşüren en göze çarpan olumsuzluklar oldu.
Büyük bekleyiş Meksika’daki tarihi Azteca Stadyumu’nda yapılan açılış seremonisiyle son buldu. Ancak Shakira’nın sahne performansı hariç, tören genel olarak futbolseverler tarafından tam bir hayal kırıklığı olarak nitelendirildi.
İlk Maç: Yeni Kurallar ve Kırmızı Kart Yağmuru
Futbolseverlerin asıl beklediği an ise elbette başlama vuruşuydu. Kesinlikle çok farklı bir kupa izleyeceğimiz daha ilk karşılaşmadan belli oldu:
Sıkıcı Futbol: Turnuvanın açılış mücadelesi keyifsiz ve iyi futboldan oldukça uzaktı. Özellikle Güney Afrika’nın sergilediği olumsuz futbol büyük eleştiri topladı.
Kart Yağmuru: İyi futbolun eksikliğini ise yeni kurallar ve peş peşe çıkan 3 kırmızı kart doldurdu. Bu durum, turnuvanın kalanında bizi ne kadar sert ve farklı bir atmosferin beklediğinin kanıtı oldu.
Erken Sabah Mesaisi: Güney Kore Enerjisi Keyifleri Yerine Getirdi
Biz Türk futbolseverler için bu kupanın en zorlayıcı yanı, saat farkından dolayı sabahın erken saatlerinde ekran başına geçmek olacak. İlk Sabahın Sorusu: "Açılış maçındaki hayal kırıklığı devam edecek mi?"
Neyse ki korkulan olmadı ve turnuvanın ikinci maçı olan Çekya - Güney Kore mücadelesi, sergilenen iyi futbolla yerini keyfe bıraktı.
Beşiktaşlıların Gözü Ekrandaydı: Siyah-beyazlı taraftarların merakla beklediği Hyeon-gyu Oh, maça ilk 11’de başlamasa da sonradan oyuna dahil oldu ve golünü atmayı başardı.
Taktik Savaşları: Çekya savunma ağırlıklı bir futbolu tercih ederek oyunu yavaşlatmaya çalışsa da, Güney Kore’nin baskılı, hızlı ve seri atakları maçı canlandırdı.
Sabahın köründe kalkıp ekran karşısına geçen futbolseverler, bu tempolu maç sayesinde ekran başından mutlu ayrıldı.
Gözümüz de Yüreğimiz de Bizim Çocuklarda!
Bakalım turnuvanın ilerleyen günlerinde heyecan seviyesi yükselmeye devam edebilecek mi?
Türkiye’yi bekleyen asıl büyük heyecan fırtınası Pazar sabahı esecek. Yüreğimiz de gözümüz de turnuvadaki ilk maçına çıkacak olan Milli Takımımızla olacak. Coşkuyla, futbolla dolu koca bir ay başladı.
Yorumlar
Kalan Karakter: