Dünya Kupası bizim için henüz yeni başlamışken bitti.
Türk futbol kamuoyu olarak sabahın erken saatlerinde kalkıp "canlı maç izleyicisi" konumundan, "özet takipçisi" moduna geçiverdik.
Dile kolay, tam 24 yıl boyunca bu büyük sahnenin hayalini kurmuştuk. Ancak maalesef, binbir emekle cebimize koyduğumuz o Dünya Kupası bileti adeta sahte çıktı.
Vincenzo Montella’nın akılalmaz taktiksel yanlışları ve kadro tercihleri, ekran başındaki milyonlarca Türk insanı için tam anlamıyla bir hayal kırıklığı oldu.
Son maçta gelen ABD galibiyeti, atılan 3 gol ve alınan 3 puan bizi teselli etmeye yeter mi? Hiç sanmıyorum. Aksine, o maçta takım kurgusunda yapılan doğru değişikliklerin sahaya hemen olumlu yansıması ve gelen galibiyet, içimizdeki "tüh" sesini daha da yükseltti. "Demek ki olabiliyormuş" dedikçe insanın kahrolası geliyor. Paraguay karşısında bulacağımız tek bir gol belki de bizi bu kupada tutmaya yetecekti, ama olmadı.
"Tecrübe Mirastır, Yararlanamazsan Hüsrandır"
Sevgili Özkan Öztürk’ün maç anlatımı sırasında kurduğu o nefis cümle, aslında bu turnuvanın bizim açımızdan en net özetiydi: “Tecrübe mirastır, yararlanamazsan hüsrandır.” Biz, son Avrupa Şampiyonası’nda çok değerli bir miras edinmiştik. Ne yazık ki bu birikimi Dünya Kupası’nda başarıya dönüştüremedik.
Sahada görünen en büyük yapısal sıkıntı, futbolcularımızın hem fiziksel hem de mental olarak turnuvaya hiç hazır olmadıkları idi.
Sahadaki oyundan ziyade sosyal medya reaksiyonlarına odaklanan, bir oyuncu grubu izledik.
Ve bir kez daha acı bir şekilde yüzleştik ki: Biz teknik ve taktikle kazanamayacağımız maçları bugüne kadar hep yüksek motivasyon ve aidiyet duygusuyla kazanmıştık. Montella’nın bu takıma aşılayamadığı, en büyük eksikliği tam olarak buydu; o coşkuyu, o ruhu canlandıramadı.
Yeni Hayallere Yelken Açarken...
Şimdi her zaman yaptığımız şeyi yapma, yani "bir sonraki hayale yelken açma" vakti. Dilerim bu büyük hüsrandan gereken dersleri çıkarır, günü kurtaran hamleler yerine sonraki turnuvalara çok daha profesyonel ve mental olarak güçlü hazırlanırız.
Bizim için kupa bitti ama hayat devam ediyor.
Futbolseverler bundan sonraki turlarda baskıdan uzak, sadece keyif veren maçları izlemeye odaklanacak. Messi ve Ronaldo gibi son döneme damga vuran efsanelerin yanında, futbol sahnesine çıkacak yeni genç yıldızların parlayışına şahit olacacak.
Turnuvada tempo artıyor, futbol kalitesi yükseliyor.
Tüm futbolseverlere keyifli, bol gollü ve seyir zevki yüksek bir Dünya Kupası dilerim.
Yorumlar
Kalan Karakter: