Bu yıl da her sene olduğu gibi Ülkücü Şehit Alper Tunga Uytun adına düzenlenen geleneksel iftar programında davete icabet ettik...
13 Nisan 1979…
Marmara Üniversitesi’nin o dönemki adıyla Gençlik ve Spor Akademisi son sınıf öğrencisi olan Alper Tunga Uytun, Cuma namazı sonrası Anadoluhisarı’nda şehit edildi. Henüz genç yaşında, hayatının baharında… Aradan geçen yıllar takvimi değiştirdi ama hatıraları silemedi.
Ben Alper abiyi lise çağlarımda, mezarını ziyaret ederek tanıdım. İsmini önce bir kabir taşında okudum, sonra gönlümde taşıdım. Bugün ise senelerdir ailesinin ve sevenlerinin düzenlediği iftar programlarına katılarak onu ve temsil ettiği değerleri daha yakından hissediyorum. Bu buluşmalar, bir anma olmanın ötesinde; bir duruşun, bir bağlılığın ve bir hafızanın diri tutulmasıdır.
Bu yılki iftar da oldukça kalabalıktı. Sofra bereketliydi; ama asıl bereket, o sofranın etrafında toplanan yüreklerdi. Farklı yaşlardan, farklı hayat hikâyelerinden insanlar aynı duada birleşti. Şehidin aziz hatırası etrafında kenetlendik.
Programın düzenlenmesinde emeği geçen Marmara Üniversitesi Ülkücüleri başta olmak üzere katkısı olan herkese teşekkür etmek gerekir. Bu tür organizasyonlar sadece bir geleneği sürdürmek değil; aynı zamanda genç nesillere bir bilinci aktarmaktır.
Alper Tunga Uytun’un kıymetli ağabeyi Zafer Uytun ile birlikte sürdürülen bu gelenek, yıllara meydan okuyan bir vefa örneğidir. Çünkü ahde vefa, sadece geçmişi hatırlamak değil; geçmişe sahip çıkmaktır.
Benim için ahde vefa önemlidir. İnsan, değerleriyle yaşar; hatıralarıyla büyür. Şehitlerimizi anmak, onların uğruna hayatlarını verdikleri inanç ve idealleri diri tutmak demektir. Bu iftar programı da tam olarak bunu yapıyor: İnsanları bir araya getiriyor, gönülleri birleştiriyor, hafızayı canlı tutuyor.
Nice iftarlarda aynı duyguda, aynı sofrada buluşmak dileğiyle…
Vefa oldukça, hatıralar yaşayacaktır.
Yorumlar
Kalan Karakter: