Bazen bir an gelir…
Uzun zamandır verdiğin emeğin, sabrettiğin gecelerin, vazgeçmemek için kendine tekrar tekrar söz verdiğin o sessiz anların bir karşılığı olur. İşte ben, o anlardan birini yaşadım.
AREV Okulları’nın “Yılın Enleri” ödül töreninde “Yılın Sosyal Sorumluluk Haberi” ödülüne layık görülmek benim için sadece bir başarı değil; aynı zamanda bir yolculuğun görünür hale gelmesiydi.
Çünkü bu ödül, yalnızca bir haberin değil…
Görülmek isteyen hayatların, duyulmak isteyen seslerin, anlatılmayı bekleyen hikâyelerin ödülü.
Muhabirlik bazen sadece soru sormak değildir.
Bazen bir çocuğun gözlerindeki umudu fark etmektir,
bazen kimsenin bakmadığı yere bakmak,
bazen de herkes susarken konuşabilmektir.
Ben o haberleri yaparken sadece işimi yapmadım.
Birilerine dokunabilmenin, bir farkındalık yaratabilmenin sorumluluğunu taşıdım.
Sahneye çıktığımda, ödülü elime aldığımda aklımda tek bir düşünce vardı:
“Bu ödül sadece bana ait değil.”
Bu ödül;
zorluklara rağmen hayal kurmaya devam eden,
kim ne derse desin yolundan dönmeyen,
umudunu kaybetmemekte direnen tüm kız çocuklarına ait.
Çünkü ben biliyorum…
Bir yerlerde, benim geçtiğim yollardan geçen,
aynı korkuları yaşayan ama yine de pes etmeyen birileri var.
Eğer bu ödül bir şeye hizmet edecekse,
o da bir çocuğun “Ben de yapabilirim” demesine vesile olmasıdır.
Belki de en büyük başarı budur.
Bugün geriye dönüp baktığımda şunu çok net görüyorum:
İnsan gerçekten isterse…
Ve kalbini kaybetmeden yürümeye devam ederse…
Hayat bir gün mutlaka emeğinin karşılığını veriyor.
Ama en güzeli ne biliyor musunuz?
O yolda yalnız olmadığını fark etmek.
İşte bu yüzden…
Bu ödül benim değil, bizim.
Yorumlar
Kalan Karakter: