Türkiye’de Film Festivali Coşkusu Sürüyor: 2.İKÇÜ Film Festivali Hafızalarda Yer Etti
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) tarafından ikincisi düzenlenen İKÇÜ Film Festivali kültürel miras mottosu odağında 20-25 Nisan tarihleri arasında gerçekleşti.
Festivalde 85 film, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Çiğli Yerleşkesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı İzmir Kültür ve Sanat Fabrikası, Resim ve Heykel Müzesi, İstinye Park Renk Sinemaları ve UrlaDam’da toplamda 5 salon, 2 açık hava gösterim alanında seyirciyle buluştu.
Festival Başkanlığını İKÇÜ Rektör Yardımcısı Yasin Bulduklu’nun, festival sanat yönetmenliğini Medya ve İletişim Bölüm Başkanı Prof. Dr. Cenk Demirkıran’ın yaptığı İKÇÜ Film Festivali’nin koordinatörlüğünü Dr. Öğr. Üyesi Halit Kartal ve direktörlüğünü Burak Taylan Yılmaz üstlendi.
İzmir’in en kapsamlı sinema organizasyonu olan 2. İKÇÜ Film Festivali’nde ilk gün İKÇÜ Çiğli Yerleşkesi’ndeki açık hava gösterimi ile başladı.
Festival Başkanı Prof. Dr. Yasin Bulduklu açılış konuşmasında şunları söyledi:
“İKÇÜ Film Festivali, devamlılığı olan bir festival ve iddiamız İzmir’in festivali olmak. Bu hedefi ortaya koyarken elbette paydaşlarımıza güveniyorduk. Bizim iddiamız hem dinamizmimiz hem de deneyimimizden kaynaklanıyor. Geçen yıl yola çıkarken festivalin sürekliliği vurgusunu özellikle yapmıştık ve bunun devamlılığı için paydaşlarımızdan güç aldığımızı ifade etmiştik. Gelinen noktada güçlü paydaşlarımızla büyük hedefler koyacak cesarete sahip bir festival olduğumuzu açık olarak görüyoruz. Tekrar vurgulamak da fayda görüyorum. Biz İzmir’in festivaliyiz ve şehir ile daha fazla etkileşim içinde bir gelenek oluşturma vizyonuna sahibiz. İzmir, tarih boyunca kültürel çeşitliliğin, düşünsel zenginliğin ve sanatsal üretimin merkezlerinden biri olmuştur. Biz de bu festivalle İzmir’in kültürel dinamizmini sinemanın evrensel gücüyle birleştirmeyi hedefliyoruz. Şehrimizin sokaklarında, meydanlarında, hafızasında biriken hikâyeleri beyaz perdeye taşıyarak kentsel belleği canlandırmayı önemsiyoruz. Sanatın belli bir kesimin değil, toplumun her kesiminin hakkı olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle etkinliklerimizi geniş kitlelere ulaştırmayı, sinemayı herkes için erişilebilir kılmayı temel bir sorumluluk olarak görüyoruz. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda şehrin çocuklarıyla buluşacağız. 23 Nisan’da çocuk filmleri kuşağıyla hem çocuklarda farkındalık oluşturmak hem de festivali İzmir’in sahiplenmesini sağlamak istiyoruz. İnanıyorum ki, ilerleyen yıllarda bu festival büyüyerek devam edecek.”
Açılış konuşmalarının ardından “Nasipse Olur” filminin gösterimi yapıldı. Festival Yönetmeni Prof. Dr. Cenk Demirkıran, filmde rol alan oyuncu Hakan Bulut’la bir söyleşi gerçekleştirdi.

Festivalin ilk gününde Festival Başkanı Prof. Dr. Yasin Bulduklu ve TRT Belgesel Kanal koordinatörü Ahmet Canbaz’ın Kültürel Miras ve Belgesel Sinema başlıklı söyleşi de yer aldı.
Festivalin ikinci gününde Navras Akademi’nin düzenlediği Unreal Engine atölyesi yer aldı. Bağımsız film yapımcısı Halil Kardaş ise “yapımcılık, festivaller ve vizyon süreçleri” adlı söyleşide öğrenciler ve sinemacılarla buluştu.
Festivalin üçüncü gününde Prof. Dr. Cenk Demirkıran ve Prof. Dr. Şaban Doğan’ın konuşmacı olarak katıldıkları ve Moğolistan’da çekimi yapılan ve yakında tamamlanacak olan Togu Balık belgeselinin de fragmanının gösterildiği Arkeoloji Belgeselleri ve Kültürel Miras adlı söyleşi gerçekleştirildi.
Festivalin ödülleri üçüncü günün sonunda düzenlenen ödül töreninde sahiplerini buldu.
Kısa kurmaca film, belgesel, öğrenci filmleri ve animasyon-yapay zeka kategorilerinde toplam 32 yapımın finale kaldığı yarışma bölümünde kazanan isimlerin açıklandığı, Mutlu Ulusoy’un sunuculuğunu üstlendiği törende konuşan festival sanat yönetmeni Prof. Dr. Cenk Demirkıran, sinemanın sadece bir görüntü sanatı değil, aynı zamanda zamanın ruhunu kaydeden güçlü bir hafıza aracı olduğunu vurguladı.
Bu yılki festivalin ana rotasını “Kültürel Miras” olarak belirlediklerini hatırlatan Prof. Dr. Cenk Demirkıran şöyle devam etti:
“Yaşadığımız bu topraklar; insanlık tarihinde uygarlığın yeşerdiği, bin yıllarca kültürlerin birikerek bir harman oluşturduğu muhteşem bir açık hava müzesidir. Uygarlık tarihi sınıflarda ve kitaplarda anlatılsa da saha derslerinin bizzat kendisi kesinlikle Anadolu’dur. Anadolu ve Trakya ile dünyanın kültürel akışını bağlayan bir köprü olan Türkiye, zengin kültürel mirasını korumalı ve insanlığın geleceğine aktarmalıdır düşüncesiyle bu festivaldeki seçkilerimizi belirledik. Bu bağlamda festivalimizde gösterilen filmlerde; süreklilik, tanıklık, geçmiş ve bugüne uzanan kültürel köprüleri izliyoruz.”
Festivalin dördüncü günü 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında çocuklara ayrıldı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı İzmir Kültür ve Sanat Fabrikası’nda bulunan açık hava gösterim alanında, İstinye Park Renk Sineması’nda ve UrlaDam’da çocuk filmleri gösterimleri yapıldı.
Festivalin beşinci gününde İKÇÜ Çiğli Yerleşkesi’nde Plastik Makyaj Atölyesi gerçekleşti. Plastik makyaj sanatçısı Samet Erden, sinemada nasıl plastik makyaj yapıldığını öğrencilerin uygulamalı olarak deneyimlemelerini sağladı.
Sinema yazarı Alican Sekmeç üniversitede öğrencilerle buluşarak Sinemada Arşivin Önemi üzerine interaktif bir söyleşi düzenledi. Sekmeç, Türk sinemasında şu anda 15 bin 400 film bulunduğunu, bunların kaba tasnifle 800-900 tanesinin ise arşivlenmediklerinden dolayı ortadan kalktıklarını söyledi.
Yine aynı gün TRT yönetmenlerinden dünyanın zor coğrafyalarında birçok belgesele filme imza atmış Zeynep Keçeciler ve Sinem Dirlik öğrencilerle buluşarak farklı coğrafya ve kültürlerde belgesel film çekme deneyimlerini paylaştılar.
Mehmet Güreli’nin yönetmenliğini yaptığı Sisler Bulvarı’ndan Geçtim: Biket İlhan belgesel filminin gösteriminin ardından Türk Sinemasının önemli kadın yönetmenlerinden Biket İlhan’ın katıldığı bir söyleşi gerçekleşti.
İzmir Resim Heykel Müzesi’nde Doç.Dr. Korhan Mavnacıoğlu ve Dr. Ayşe Füruzan Caman Kültürel Miras İletişimini ele aldıkları bir söyleşide yer aldılar.
Festivalin altıncı ve son gününde İzmir Kültür ve Sanat Fabrikası’nda açık hava gösterim alanında gösterilen filmler arasında İKÇÜ Medya ve İletişim öğrencilerinin filmlerinin yer aldığı Biz Neler Çektik adlı bölüm gerçekleştirildi. Öğrenciler seyircilerin sorularını yanıtladı.
Festivalde TRT yapımlarından seçkiler içeren özel bölümler de yer aldı.
Festivalin Kısa Metraj Kurmaca Jüri ekibinde Oyuncu Ali Düşenkalkar, Oyuncu Evliya Aykan, Oyuncu Melis Babadağ, Yapımcı Halil Kardaş ve Yönetmen-Oyuncu Rıza Sönmez yer aldı.
Kısa Metraj Belgesel Jürisi’nde ise Prof. Dr. Alev Fatoş Parsa, Doç. Dr. Mesut Aytekin, Yapımcı-Yönetmen Duygu Kepenek, Yapımcı-Yönetmen H. Şebnem Tezel Albayrak ve Festival Yönetmeni-Yapımcı Vuk Peroviç görev aldı.
Öğrenci Filmleri Jürisi’nde Prof. Dr. Sibel Akova, Sinema Yazarı Doç. Dr. Fırat Sayıcı ve Yapımcı Naida Mandiç yer alırken; Animasyon & Yapay Zeka Jürisi’nde Yapımcı-Yönetmen Dr. Ahmet Erdal, Görsel Efekt Sanatçısı Ahmet Akgül ve Görsel Efekt Uzmanı Özbey Doğa Karslıoğlu görev aldı.
İKÇÜ Film Festivali’nin kazananları arasında Öğrenci Filmi Kategorisi’nde Mert Kartal, “Beyaz Karlar Altında” adlı yapımıyla yer alırken, Belgesel Kategorisi’nde En İyi Belgesel Ödülü Yalçın Çiftçi’nin “Pirlerin Düğünü” adlı filmine, Jüri Özel Ödülü ise Ali Rıza Avcı’nın “Katran” adlı yapımına verildi. Animasyon & Yapay Zekâ Kategorisi’nde En İyi Animasyon & Yapay Zekâ Ödülü Erkan Ceylan’ın “Otobüsler” adlı filmine giderken, Jüri Özel Ödülü Didem Tütüncü’nün “Zamanın Eşiği” adlı filmine layık görüldü. Kısa Kurmaca Film Kategorisi’nde ise En İyi Kısa Film Ödülü Deniz Koloş’un “Ölüm Bizi Ayırana Dek” adlı yapımına verilirken, Jüri Özel Ödülü Mehmet Oğuz Yıldırım’ın “Kudret” adlı filmine verildi.
Yorumlar
Kalan Karakter: