Mesela yarışmalar efendim ; popstarından o ses Türkiyeye kadar televizyonlardan yurdun en ücra köşesindeki eve bile girebilen müzik yarışmaları.Ve tabi jüri üyeleri..Her iki kısma da ufak bir ayna tutalım bakalım neler göreceğiz..
Önce yarışmacılar tek tek şarkı söylüyor ve jüriden okey alan finale kalıyor.Buraya kadar gayet iyi.Sonra düetlere geçiliyor kim kimden daha iyi.yine seçimi jüri üyesi yapıyor.Bu da güzel..Ne zaman ki sıra halk oylamasına geliyor işte film tam da orada başlıyor..Neden film dediğim şimdi tam olarak anlaşılacak..tüm bu elemeleri geçmiş finalistler iki iki bazen üç üç birlikte sahne alacak ve halk her birine oy verecek..Halktan en yüksek oyu alan kazanacak diğer finalistler elenecek..
Üç yarışmacı çıkıyor bir tanesi sesiyle yorumuyla sahne hakimiyetiyle ortalığı yıkıyor, belirgin önde..Diğeri ise ehhh ona yakın ama bi tık geride ,üçüncü ise en geride..Bariz görünüyor üç yarışmacı arasındaki yetenek farkı.
Puanlar yurdun dört bir yanından yağıyor, ilgi büyük ,çünki şehir kasaba köy mezra o anda hep birden açmış televizyonları sonucu merak ediyor..
Uzatmayayım sonuç : en geride olan halktan en yüksek puanı alıyor.Gözünüzde canlansın diye örnek vereyim ( alınmaca yok ) Sting Madonna ve Yalın yarışıyor ; halktan en fazla oyu Yalın alıyor..Ve bu sonuca Yalın bile şaşırıyor " Nası yani " der gibi yüzü mahcup mahcup ..Stingin ve Madonnanın önünden geçetek ödülünü alıyor.Yani hadi halk verdi sen niye itiraz etmiyosun değil mi.İnsan alır mikrofonu eline ve " oylarıyla beni onore eden halkıma çok teşekkür ederim beni mahcup ettiniz ama ben Sting ve Madonna gibi muhteşem iki sanatcının yanında bu ödülü kabul edemem..Yüksek müsadelerinizle bu ödülü ben onlara takdim etmek ve önlerinde saygı ile eğilmek istiyorum" der ve takdir görür..
Yok... Demiyor...Asla demiyor....Onların gözüne baka baka gidip o ödülü alıyor..
Neymiş halk onu seçmiş .Yahu halka sorsak ; Almanyanın başkenti neresidir ; yüzde doksanı münich dese almanyanın başkenti münich mi olur !!!
Altı kere yedi kaç eder diye sorsak çoğunluk otuz beş dese altı kere yedi otuz beş mi eder !!!
Gibi sorular geçmiyor değil tabi ki o anda kafamızdan..
Bu birinci örnek başlar ayak ayaklar baş konusu ile ilgili olarak..
Bir ikincisi
Yine yarışmada özel olarak seçilmiş isimler jüri koltuğunda oturuyorlar ve muhteşem bir ses olağanüstü bir performans sergiliyor
Jüride oturan isimlerden biri öyle biri ki o yarışmada jüri değil de yarışmacı olarak bulunsa kimse dönmez..Ama gelgelelim bakınız kaderin cilvesine ki o jüri olmuş ve olmayan sesiyle karşısındaki muhteşem sese puan verecek !!!
E ister istemez görüyor insan bu şaşırtıcı akıl almaz fotoğrafı tabi ki..
Bu örnekleri çoğaltmak mümkün .Hem de sadece müzik sektöründe değil hemen hemen her sektörde bunun bolca hatta mebzul miktarda örnekleri ile karşılaşmak hayatımızın bir parçası olmuş durumda neredeyse. ..
Bu arada konu ile ilgili ortaokul anımı anlatmak isterim.Dersimiz müzik hocamız aşırı sert ve disiplinli korkudan tüm notaları ezberliyo herkez.Birgün hep bir ağızdan şarkı okuyoruz.Durun dedi ; bir çatlak ses duyutorum.Bizi susturdu üçlü üçlü okutarak o çatlak detone sesi buldu ve ona " evladım sen okuma ağzını aç kapa okur gibi yap , şarkıyı bozuyosun dedi.
İşte şimdi o şarkıyı bozanlar bir gecede milyonlar kazandığı konsetlere gidiyorlar şarkıları liste başı ; şarkıyı bozmayıp doğru okuyanlar ise hep geride.
Düzgün Türkçe prozodi artikülasyon detone gibi çok şeye dikkat etme mecburiyeti vardı..Ağzını eğe eğe heceleri yanlış yerden böle böle şarkıyı yamulta yamulta okuyanlar sahnenin önünden bile geçemezken şimdi hepsi zirvede..
Örnek versem bozulurlar o yüzden isim zikretmiyorum ..
Başlar ayak olmadı aslında ayaklar fazla şımartıldı..Çok fazla..
Ama doğru ve şahane ve olağanüstü okuyanlardan birkaç isim sayabiliriz tabi ki.Kibariye'den Ajda Pekkan'a ,Tanju Okan dan Funda Arar a ,Zerrin Özer den Nilüfere Sezen e Tarkana Of aman Nalan a Işın Karaca dan Kenan Doğuluya Mustafa Sandal a Yeliz e Gülşen e Buray a Gökhan Tepe ye Kamuran Akkor dan ümit Besen e Yılmaz Morgül e ...
Liste uzar gider..
Her birine saygı ve sevgi ile.
Başlar ayak oldu ayaklar baş
Öyle uçsuz bucaksız öyle tahammülü zor bir mevzu ki bu ; neresinden başlayacağını bilemiyor insan. Hani öyle doluyum öyle doluyum ki üç gün non stop konuşsam yetmez dedikleri cinsten tabiri caizse..
Yayınlanma :
27.02.2026 12:35
Güncelleme
: 27.02.2026 12:45
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: