Rahmetli Zeki Müren’in Beklenen Şarkı adlı filmi ve elbette o unutulmaz şarkı... Yanında rahmetli Cahide Sonku... Katip filmindeki şarkılar, Sezer Güvenirgil ve olmazsa olmazımız Şaziye Moral...
“Biraz kül, biraz duman, o benim işte...” Ahh biriciğimiz Gönül Akkor... Solistlerin solisti, büyük yorumcu... Tamer Yiğit ile birlikte oynadığı filmde, gönülleri titreten sesiyle nasıl da acıtmıştı kalplerde kapandığını sandığımız yaraları... Kim etkilenmemiştir ki Sadri Alışık’ın sesinden “Kimseye etmem şikayet”i dinleyince? Selda Alkor’un hafızalara kazınan hanımağa rolüyle Alışık’a eşlik ettiği Kartallar Yüksek Uçar dizisini, özellikle bizim kuşak, hep bu şarkıyla kodlamıştır hafızasına...
Feride... Emel Sayın’ın ses oyunlarıyla bezediği muhteşem şarkı... “Onda, bu da, şundadır” deyince hep bir ağızdan eşlik ettiğimiz Mavi Boncuk, Feryad...
Say say bitmez... Neşe Karaböcek: İntizar, Bir Öptüm Bir Öptüm, Kemancı... Ayşecik, Zeynep Değirmencioğlu, Münir Özkul, Ömercik, Mualla Sürer... Hayat Sevince Güzel...
Türkan Şoray, Kadir İnanır, Diclehan Baban... “Balıklarım tazedir, alıp ye de doysana...” “Sevemedim Karagözlüm...” Çolpan İlhan... Yalnızlar Rıhtımı...
Bir rüya elemi içinde gibiydik o yıllarda... Topluca duygu selinde yüzmeye çalışırdık, boğulmadan gözyaşlarımızda... Her şarkıyla, her filmde bir kez daha...
Dünyanın acı ama gerçeklerle yüzleşmiş tatsızlıklarını pembe boya küpüne banmak gibiydi o şarkılar... Ve o filmler...
Hicazı ayrı bir dünya, Kürdilihicazkarı başka bir evren... Segahı, Hüseynisi, Kürdîsi, Nihaventi... Her biri birer dipsiz kuyu... Makam zenginliğimiz ve yılların eskitemediği güfteler... Bestekârlarımız, büyük solistlerimiz...
Mustafa Sağyaşar’ın sesinden Karam’ı dinlediniz mi mesela? “Dönülmez akşamın ufkundayım, vakit çok geç” diye haykıran bir ses, iki metre yakından, yüzünüze yüzünüze... Tüm ışıklar söndürülmüş bir sahnede... Salonda çıt yok!
Solistlerin padişahıydı adeta assolistler... Hepsi de istisnasız Türk Sanat Musikisi eserlerinden oluşan bir repertuvar sunarlardı seyircilerine... Hep en yukarıya yazılırdı isimleri, hep en büyük harflerle... Hep en öndeydi Türk Sanat Müziği çünkü...
Hamiyet Yüceses deyince Makber, Safiye Ayla deyince Çile, Müzeyyen Senar deyince Kimseye Etmem Şikayet, Gönül Akkor deyince Saymadım Kaç Yıl Oldu, Behiye Aksoy deyince Gençliğe Veda, Ahmet Özhan deyince Bak Yeşil Yeşil...
Çocuklar için sıkıcı olabilen bu makamsal şarkıları duya duya büyüyen bizler... Farkında olmadan bütün sözleri ve notaları ezberlemişiz meğer... Ta ki bir gün yaş kemale erip demlenirken, bir dost meclisinde sazlı sözlü bir ortamda, bütün şarkılara kusursuz eşlik ettiğimizle yüzleşene kadar...
Ve bilmediğimiz bir şey daha varmış: Bu muhteşem müzik türünün bizimle birlikte saltanatının sona ereceği...
Yıl 2026... Gençlik ne TSM, ne klasik Batı müziği, ne Türk Halk Müziği, ne caz, ne pop-caz, ne soul, ne blues, ne de country dinliyor... Tüm bu türlerden bihaber, rap müziğin sebebi bilinmeyen çekiciliğine esir düşmüş gibiler...
“Kırmızı gülün adı var” desen, “Bu ne diyor acaba?” diye boş boş bakarlar... “Son ümidim de bitti, kuş gibi uçtu gitti”yi sormaya bile gerek yok... “Ayrılık yaman kelime”, “Gündüzüm seninle, gecem seninle”, “Leyla bir özge candır”, “Rüya gibi uçan yıllar”... Hak getire...
Ama “Felaket”i, “Hav hav hav”ı, “Kusura bakma”yı ezbere söylerler...
Umarım, belki bir ümit... Onlar da bizim gibi ileride Türk Sanat Müziğimizi tekrar keşfetme şansına erişirler...
Bu arada “Kusura Bakma” için Blok3’ü tebrik ederim... Dinledim, çok beğendim... Gerçekten çok güzel bir şarkı... Hatta merak edip diğer şarkılarına da baktım, onlar da gayet başarılı...
“Neden neden neden neden
Neden bıraktın
Beni…”
Dinler dinlemez içine çekiyor insanı... O kadar samimi ve sahici bir tonlama ile telaffuz ediyor ki solist kelimeleri... Anlatım şeklinin yalınlığı ve yapmacıksızlığı, şarkıyı doğrudan karşıya geçiriyor... Solisti tebrik ediyorum... Öyle bir tarz yakalamış ki; rap deniyor ama biraz pop, biraz arabesk... Üçü de ustaca harmanlanmış...
Bir de muhteşem aranje, akış ve trafik eklenince işin içine... “Gel de dinleme şimdi” dedirtiyor insana...
Blok3’ü alkışlamakla kalmıyor, gönül rahatlığıyla favorim ilan ediyorum...
“Akşamın olduğu yerde
Bekle diyorsun
Gelmiyorsun
Çünkü seni çooook
Çooooooooookk
Sevdiğimi biliyoooor
Gelmiyorsun…”
Neden bilmiyorum ama bütün yazı boyunca kafamın içinde dönüp durdu bu şarkı... Benden izinsiz...
Sevgi ve saygılarımla.

Yorumlar
Kalan Karakter: