Belli ki Marvel Comics’i bünyesine katan Disney “kadınlara pozitif ayrımcılık” görüşünü yaslanarak adeta yama, dolgu malzemesi, işte kızlar eğleşsin diye çizgi roman sayfalarına savuşturulan atıl Supergirl’ü sinema filmiyle yıldızlaştırmaya karar vermiş. Gelin Supergirl’ün çizgi roman ve diğer uyarlamalarına kısaca bir bakalım.
Kim Bu Supergirl?
Ama önce…
Kim Bu Superboy?
Konuyla alakasız gibi durabilir ama…
Kim Bu Kripto?
Superman’in köpeği ve…
Lobo…?
Hayır, bir Kurt değil.
Superboy… Onunla ilerliyoruz karar verdim. Şöyle ki, Superman 1938 yılında süper kahraman akımını başlattı. Çizgi roman o dönemin AD’sinde yok sattı. Ancak ilk yaratılan kahramanların tamamının yetişkin olması ortaya çocukların “özdeşleşememesi” sorununu çıkardı. Bunun üzerine Batman’in yanına Robin eklenirken tüm kahramanlara bu formül uygulandı. Ama Superman Krypton gezegeninin son ferdiydi ve yanına çocuk koymak zorlayıcı olacaktı. Haliyle çocukluğuna dönmek daha mantıklı gelmiş olacak ki 1944 yılında Superboy arzı endam eyledi.
Ancak dikkat ederseniz hedef kitlenin oğlan çocukları olduğunu görürsünüz. Kadınlar için sürekli yardıma ihtiyaç duyan yan karakterler sert Lois Lane ile ağlak Lana Lang yeterli bulunmuş gibidir.
Öte yandan ”bir erkek köpeksiz olmaz” ve oğlanları eğlendirmek de gerekir demiş olsalar gerek Krypton’dan kurtulan ikinci canlı olarak köpek Krypto’yu kattılar maceralara 1955 yılında.
Kadın okurlar ise akla ancak 1959 yılında gelebildi.
Lobo? O en son.
Kim Bu Supergirl?
Supergirl, yani diğer adıyla Kara Zor El, Kal El yani Superman’in kuzenidir ve aslında ondan yaşça büyük olmakla birlikte adeta ilk bakıcısıdır. İşte kader bu ya, gezegen patlarken o da kuzeni gibi roketle uzaya atılmış ama zamanın donduğu bir yerde uzun süre kaldığından yaşlanmamış, dünyaya ulaştığında genç kız yaşlarında yaşamıştır.
Böylece de genç kızlar için özel imalat bir süper daha aileye katılmıştır. Hatta uçan bir at ve uçan da bir kedi. Bir eciş bücüş çamursu bir yaratık. Kızların seveceği her şey tek pakette.
Sonra… Sonra bu kızcağız bir türlü işlev kazanmadan görünür kılınmış, 1972 yılında da kendi ilk çizgi roman dizisine kavuşmuştur. Daha sonraları da sürekli eklemeler yapılarak yenilenmiş de olsa comics dünyasında bir türlü yükselememiştir.
Gelelim Filmlere ve Dizisine
Supergirl ilk ve son solo filmine 1984 yılında kavuştu. Başarısız bir gişenin ardındansa 2015 yılına kadar unutuldu.
2015 yılında 6 sezon 126 bölümden oluşan; hayli ortaokul seviyesindeki, dizi filmi sunuldu izleyicilere. Bunun yanında diğer bazı DC Comics dizilerine de konuk olurken çizgi filmlerde de boy gösterdi.
2026 Yılı Filmi Hakkında Kısa Bilgi
Açıkçası ben filmin tanıtımına tav olmuş ve sinemaya gitmek için yanıp tutuşan biriyim bunu belirterek başlayayım. Henüz gidemedim ve içim içimi yiyor.
Filmin senaryosu Ana Nogueira, yönetmeni Craig Gillespie. Supergirl’ü canlandıran Milly Alcock. Filmde Supergirl 23. yaşını kutlamak üzere süper köpek Krypto’yu alarak uzaya açılır. Mazlum ve yardıma muhtaç toplulukla karşılaşınca da uzay korsanlarıyla mücadeleye girişir.
Filmin Hikâyesine Dair…
Filmin hikâyesinin Arkabahçe Yayınlarının dilimize kazandırdığı Tom King imzalı şahesere “Supergirl: Woman of Tomorrow” dayandığı her kaynaktan duyuruldu. Gerçekten de ana kurgunun bu yayın olduğu bir gerçek. Özellikle hayatla vicdanlara dokunan şiirsellik açısından bakarsak olumsuz yorum bile yapamayız.
Fakat;
Korsanlar, bar sahnesi, Lobo, şiddet dozu yüksek sahneler eklenince aklıma okumamız gereken 6 sayılık bir macera geliyor: Brave and Bold (2007) “Lords of Luck”, 1-6. sayılar. Mark Waid’in yazdığı ve yakın zamanda hayatını kaybetmiş olan George Perez’in çizdiği bu macera dünyada başlıyor, uzaya uzanıyor, Supergirl son derece önemli bir rol oynayarak birçok kahramanın önüne geçerek büyük bir gizemin çözülmesini sağlıyor. Ve bunları yaparken de gençliğin verdiği uçarılıkla bolca şiddet uyguluyor. Yanı başında da Lobo yer alıyor.
Ve Lobo
Latin dillerinde kurt anlamı taşısa da bu uzaylı Lobo’nun yakından uzaktan alakası yoktur. Kendi gezegenindeki herkesi öldürerek ırkının son kalan ferdi olarak yaşamını sürdüren karakter bir tür kafatası avcısı olup parayı verene hizmet eder. Öte yandan; bu anlatacağım kısmın çelişki olduğunu görmezden gelin, tüm gezegenindeki ırkdaşlarının tamamını öldüren Lobo ölümsüz bir karakter olup tek damla kan hücresinden bile yeniden yaşama dönebilmektedir.
Filmde tüm DC Comics hayranlarının en büyük arzusu yerine getirilerek Jason Momoa’ya canlandırılan Lobo’nun işlevini izleyince göreceğiz.
Sonuç
Muhtemelen film başarılı, azimli, korkusuz, girişimci, güçlü bir kızın macerasını aktarıyordur. Ama bu izlememi asla engelleyemeyecek. Disney Star Wars’larınn ilk üçlemesinden başarılı, Elsa ve Brave kadar da muhteşemse her saniyesine değer.
Lütfen önerdiğim çizgi romanları okumadan gitmeyin filme. Karşılaştırma yapın, sonra konuşalım.
Yorumlar
Kalan Karakter: