Bazı coğrafyalar vardır; haritada uzak görünür ama milletlerin hafızasında yanı başımızdadır. Yemen, bizim için işte böyle bir yerdir.
Bugün Yemen denildiğinde çoğu insanın aklına savaş, yoksulluk ve insani dram geliyor. Oysa bu toprakların bizim tarihimizde çok daha derin bir anlamı vardır. Yemen, binlerce Anadolu evladının geri dönemediği, nice annenin ömür boyu yolunu gözlediği, ağıtlara konu olmuş bir hatıradır.
Bir milleti millet yapan yalnızca kazandığı zaferler değildir. Uğruna bedel ödediği, acısını nesilden nesile taşıdığı hatıralar da o milletin kimliğinin bir parçasıdır. Yemen de bu ortak hafızanın en hüzünlü sayfalarından biridir.
Anadolu’nun dört bir yanından gençler, görev bildikleri bir sorumlulukla Yemen’e gittiler. Çoğu, memleketinden ayrılırken bunun son yolculuğu olacağını bilmiyordu. Kimi çöllerin kavurucu sıcağında, kimi salgın hastalıkların pençesinde, kimi de çatışmalarda hayatını kaybetti. Birçoğunun mezarı bile bilinmiyor.
Bugün geriye dönüp baktığımızda, o insanların hangi etnik kökenden, hangi şehirden ya da hangi sosyal çevreden geldiğinin hiçbir önemi kalmıyor. Hepsi aynı bayrağın, aynı sorumluluğun ve aynı fedakârlığın temsilcileri olarak tarihe geçti.
Yemen’i hatırlamak, geçmişte yaşanan acıları yeniden yaşamak anlamına gelmez. Asıl mesele, tarihin bize bıraktığı dersleri unutmamaktır. Çünkü geçmişini unutan toplumlar, aynı hataları tekrar etmeye mahkûm olabilir.
Bugün Yemen yine büyük acılar yaşıyor. Çatışmaların, açlığın ve insani krizlerin gölgesinde yaşam mücadelesi veren milyonlarca insan bulunuyor. Bu tablo karşısında yapılması gereken, geçmişten kalan kardeşlik duygusunu siyasi hesapların ötesinde insani bir sorumluluk olarak yaşatmaktır.
Tarih bize, milletlerin yalnızca güçle değil; vefa ile de büyüdüğünü gösterir. Vefa ise yalnızca yaşayanlara değil, hatıralara da gösterilir.
Yemen, bizim için sadece uzak bir ülke değildir. Aynı zamanda fedakârlığın, sabrın ve unutulmaması gereken ortak hafızanın adıdır.
Bugün geçmişe bakarken öfkeyle değil, ibretle; ayrışarak değil, ortak insanlık değerlerini hatırlayarak bakabilmeliyiz. Çünkü tarih, kin üretmek için değil; geleceği daha sağlam kurabilmek için okunmalıdır.
Belki de bu yüzden Yemen’i hatırlamak, sadece geçmişi anmak değil; vefayı, sorumluluğu ve insan olmanın değerini yeniden hatırlamaktır.
Çünkü bazı topraklar, kilometrelerle değil; uğruna dökülen gözyaşlarıyla bize yakın olur.
Yorumlar
Kalan Karakter: